Yazı Detayı
09 Mayıs 2016 - Pazartesi 16:58
 
ANILARDAKİ OKUL
Mehmet ERCAN
mehmetercan63@hotmail.com
 
 

Yıllar sonra acısıyla, tatlısıyla; çocukluk gençlik karışımı yaşamımın bir bölümünü bıraktığım bu demir kapıdan şimdi farklı bir konumda giriyor olmam bir yandan beni hüzünlendirirken bir yandan, gururlandırıyor.

Ne kadar üzüntü dolu, yokluk dolu günlerdi. Nasıl ki bazı meyvelerin bir olgunlaşması için yaz sıcağında yanması gerekiyorsa insanlarında da olgunlaşması için acıyı ve hüznü bolca yaşamsı, yanması gerekiyor.

Yatılı okuldan henüz çıkmıştık, yatılı okul belki de insanları askerliğe hazırlayan mini asker ocağı olarak da adlandırılabilir. Mezuniyet belgemizi aldığımız zaman tıpkı tezkeresini alan askerler gibi her an birilerinin arkamızdan seslenip, bizi tekrardan okula çağırmasından korkmuştuk. Bu yüzden ardımıza bile bakmaya çekinerekten uzaklaşmıştık üç yılımızın geçtiği yatılı okuldan.

Şimdilerde yatılı İmam Hatip Okulu olan eski okulumuzun önünden arabayla her geçişimde arabanın geçtiği süre hızında çoğu zaman boynumuzu geriye çevirir eski adıyla Bozova Y.İ.B.O. (Yatılı Bölge Okulu)gözden kayboluncaya kadar orada anılarımı, çocukluğumu, hüzünlerimi gözyaşlarımı ve bekleyişlerimi ararım. Anlattıklarım bu satırları okurken bazılarınıza abartılı gelecektir bundan eminim; ancak yatılı okuyan ya da askerlik yapan herkesin de yüreğinde bekleyişten, özlemden, hüzünden, gözyaşından duygular oluşacaktır bundan da eminim.

Yatılı Bölge Okulundan sonra, babam Ticaret Meslek lisesine kaydımı yaptı.
Ona göre kısa yoldan memur olmanın yolu bu okuldan geçiyordu.
Hayat hiçbir zaman bekleyişlerimize tam manasıyla karşılık vermediği gibi babamın bu beklentisi de gerçekleşmemişti.
Çünkü ben onun düşündüğü şekilde değil de kaderin hazırlamış olduğu farklı oyunları oynayarak kaderin kurallarıyla devlet memuru olmuştum.

Lise yıllarımda köyde memur kalmıştı babam. Bana ve anneanneme tek oda ve mutfaktan oluşan bir ev kiralamıştı. Umutlarımızı, hayallerimizi, o eski aşklarını, ben kimseye açıklayamadığım yüreğimde gizli platonik aşklarımı o tek göz odada anlatmıştık biri birimize. Dillenip konuşsa, eskiden bir haber getirse, o günlerin hüzünlerinden, yokluğundan sevinçlerinden sevdalarından yüreğime bahar olurdu. O tek göz oda şahit olmuştu umutlarımıza, anılarımıza. Anneannem hiç okula gitmemişti ama sevgiyi de yokluğu da aşkı da beklemeyi de en iyi bilen insanlardan biriydi belki de.

Sabah namazının hemen ardından daha gün ağarır ağarmaz belki de fırının ilk ekmeğini bize alırdı anneannem. Ardından piknik tüpünde bu günkü demlikler kadar cicili olmayan, içi çay kaynatılmaktan kararmış, ama lezzetti hep aynı kalmış alüminyum tek demlikten kaynatırdı çayı ama kıvamı ve lezzeti hep aynı ve bu günkü şartlarda erişilmezdi. Ardından Kürtçe bir ses yayılırdı geceden beri süren sessizliğin içine: "Hadi kalk artık tembel geç kalacaksın." Anlamında.

Mahcup olurdum o yaşta fırına gitmesine, o kadar çalışkan olmasına. Yataktan fırlar, elimi yüzümü bile yıkmadan hiç olmasa sofrayı kurma çabasına girişirdim. Ardından yüzümü yıkar, arkadaşım güneşle birilikte güne "merhaba" derdim.

Ticaret Meslek Lisesi bana uzak görünse de görünmese de umudumu yitirmeden geleceğin güzelliğini hayal ederek; yılmadan yorulmadan yürürdüm. Bu günkü gibi öyle servis kapıdan almazdı bizi. Ya kahvaltısını yapmış, yürüyüşünü yapmış, dinç bir halde derse girdiğimden olmalı ya da başka çarem olmadığından; derslerde ailesi yanında kalan birçok imkana sahip diğer arkadaşlardan daha başarılıydım.

O zamanlar da okulumuz tek dönemdi. O günden bu güne Ticaret Meslek Lisesinde yaşayan değişmeyen ve bana geçmişi yaşatan açlık veren, hüzün veren yorgunluğumun zirveye çıktığı anları anımsatan taraftır okulumuzun tek devre olması.

Ticaret Meslek Lisesinde de o günlerde, bu gün olduğu gibi birinci sınıfı geçmek okulu bitirmekle eşdeğerdi. Birinci sınıfı geçmiştim. O gün yorgun; ama zafer kazanmış bir kumandan gibiydim. Tüm stajyer öğrenciler gibi ben de staja başladığım gün yürürken adeta yerin altımdan kaydığını hissediyor, para kazanmanın, yoksulluğumuza karşı yeni bir cephe açmanın haklı gururunu yaşıyordum. "İşe girdim." diyordum anneanneme bir türlü inandıramıyordum. Asgari ücretin üçte biriydi aldığımız aylık. Ama yine de ne çok gururlanmıştım bu gün anlatırken bile o çocuk sevinci doluyor dimağıma. İlk aylığımla baklava alıp eve gittiğim gün gözlerinin içi parlamıştı anneannemin, hele kalan parayı avucuna sayınca işe girdiğime anca o anda inanmıştı.

Benim staja başlamam ve aylık almam diğer akrabalarımızın iştahını da kabartmış olmalı ki benim ardımdan okulumuza iki ya da üç akrabamız gelmişti. Onların benim gibi styajer olup olmadığını zihnimi zorlasam da şu an karanlık bir tablo gibi hayatın görülmeyen ya da unutulan tarafında kalmış doğrusu.

Aradan yıllar geçti. Ticaret Meslek Lisesi o günden bu güne yüreğinde umut olan gençlerin umudunu gerçeğe dönüştürmek için demir kapısıyla ve eski ama zamana meydan okuyan binasıyla rehber olmaya devam ediyor.

Ben babamı ve anneannemi sonsuzluğa uğurlayalı yıllar oldu. Galiba hayatın altın kurallarından birisi de insana beklenen, özlenen bir şey verdiğinde; mutlaka karşılığında farkında olmadığı fakat aslında kendisi için hayatın can damarı olan bir şeyi alıyor. Benim sevdiklerimi aldı hayat, karşılığına okuduğum okulda öğretmen olma gibi bir şans verdi.

Yazımın başında söylediğim okulun demir kapısından yıllar sonra tekrardan girmemin sebebi de işte bu. Dileğim, hayat sizden almadan daima güzel sürprizlerle doldursun yaşamızı.
Sevgiyle kalın...

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Şanlıurfa Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları başarılı mı?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Sakın kendisine verdiğin kıymeti sana vermeyenle arkadaş olma.


Hz. Muhammed
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı