Yazı Detayı
24 Ağustos 2016 - Çarşamba 11:12
 
GÜNÜMÜZDE GAZETECİLİK
Mehmet ERCAN
mehmetercan63@hotmail.com
 
 

Şüphesiz gazetecilik dünyanın en zor işlerinden biridir, çünkü gazetecilik ince eleyip sık dokumayı gerektiren ve haberin kaynağına inip doğru haberle halka hizmet etmeyi ilke edinen bir meslektir ya da ben ve mensubu olduğum "Yeni Urfagazetesi" bu işi böyle biliyoruz.
Son günlerde Şanlıurfa'ya hizmet etmeyi ilke edinmiş ve gece gündüz yılmadan çalışarak güzel şehrimize Türkiye'nin en büyük müzesini kazandırmış olan Müze Müdürü Müslüm ERCAN hakkında bir karalama kampanyası başlatılmıştır. Müslüm ERCAN, öncelikle bu karlama kampanyası ve atılan asılsız e mailler yüzünden görevden uzaklaştırıldı, ardından da bunu fırsat bilip daha önceden Göbeklitepe kazı başkanlığını yürüten Klaus Smith'in eşi Çiğdem Schmidt'in iftiraları ve bir takım medyanın buna çanak tutması ülkesini ve milletini seven bu insanı adeta kahretmiştir.
Tüm bu asılsız iftira ve yıpratma kampanyalarına karşılık Müslüm ERCAN bu gün yaptığı basın duyurusunda öncelikle kendisini FETÖ'yle ilişkilendirilmesini sert sözlerle eleştirdi ve "Kamuoyunu temin ederim ki şu anda AK Partili olmak suç olsa idi bu şerir, hasut çekemeyen insanlar şahsımı AK Partili olmakla suçlayacaklardı" dedi.
Ardından Klaus Smith'in eşi Çiğdem Schmidt'le yaşadığı sorunları da basın duyurusunda net olarak açıkladı. Ercan, "20 yıl boyunca Göbeklitepe kazılarını yürüten Prof. Dr. Klaus Schmidt'in beklenmedik ölümü üzerine Göbeklitepe ile ilgili kaotik bir durum oluştu. Sorunun Kültür ve Turizm Bakanlığı mevzuatlarına uygun çözülmesi için bakanlığın yetkili kurumlarınca, kazının geçici bir süre Müze Müdürlüğü Başkanlığında ilerlemesine karar verildi.
Yani o dönemde benim yerime başka biri Şanlıurfa Müze Müdürü olsa Göbeklitepe kazı başkanı o kişi olacaktı. Kazı her ne kadar Müze Müdürlüğü Başkanlığında olsa da, işin kazı bölümü Alman Arkeoloji Enstitüsü'nün arkeologlarınca ve ülkemizde bu alanda otorite kabul edilen Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Prof. Dr. Gülriz Kozbe ve Doç. Dr. Necmi Karul'un bilimsel danışmanlığında, bizim koordinasyonumuzda yürütüldü. Bu süreçte çalışmalar arkeolojik kazılardan çok Klaus Schmidt döneminde başlayan Göbeklitepe çatı projesi eksenli yürüdü.
Merhum Klaus Smith'in eşi Çiğdem Schmidt'le Göbeklitepe güvenlik sistemi ile ilgili problemler yaşadığımız doğrudur. Çiğdem Schmidt, o dönemde Alman Arkeoloji Enstitüsü bünyesinde çalıştığı için yaşadığımız sorunlar Alman arkeoloji Enstitüsü ile paylaşılmıştır. Çiğdem Schmidt ile problem yaşayan tek kişi ben olmadığım için Çiğdem Schmidt, enstitüce kazı görevinden uzaklaştırıldı.
Bu süreçten sonra Çiğdem Schmidt olayı kişiselleştirerek sosyal medya üzerinden şahsıma defalarca hakaret etmiş, merhum Klaus Schmidt'in hatırına işlem yapmamıştım. Ancak bu bardağı taşıran son damla oldu. Bu hakaretlerden sonra yasal süreci başlattığımı kamuoyu ile paylaşmak isterim. FETÖ Terör Örgütü üyesi olduğumla ilgili ise; kamuoyunu temin ederim ki şu anda AK Partili olmak suç olsa idi bu şerir, hasut çekemeyen insanlar şahsımı AK Partili olmakla suçlayacaklardı. Bu şer odakları ellerini karaya bulamış kimi sevmiyor, kime zarar vermek istiyorlarsa üstüne sürüyorlar. 15 Temmuz darbe gecesi uçaklar, helikopterler tanklar daha meydanda iken benim darbeyi lanetleyen açıklamalarım oldu. Allah korusun darbe gerçekleşseydi benim bu paylaşımlardan dolayı ne sıkıntılar yaşayacağımı kamuoyunun takdirine bırakıyorum" dedi.
Bu açıklamalardan da anlıyoruz ki kazı başkanlığı bir ekiple yapılır ve yukardaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Prof. Dr. Gülriz Kozbe ve Doç. Dr. Necmi Karul gibi otorite kabul edilecek kişilerce yürütülmektedir. Çiğdem Schmidt sanırım Göbeklitepe'nin eşinden kendisine miras kalmasını ve beki de bu işi kendisinden daha iyi yapacak yetkin kişilerin varlığını hazmedemiyor.
Ayrıca yazdığı yazıda o kadar bilinçsiz ve iftiraya yönelik ifadeler kullanmış ki Müslüm Ercan'ın halkla ilişkiler mezunu olduğunu ve nasıl kazı başkanı olduğunu söylemiş, Hâlbuki Müslüm Ercan klasik Arkeoloji mezunu olup, yüksek lisansını halkla ilişkiler alanında yapmıştır.
Maalesef zat ı Muhterem diyemeyeceğim kişinin bu yalan yanlış sözlerini de birçok medya kuruluşumuz iftiraya uğrayan, ülkenin ve özellikle şehrimizin yetiştirdiği değerlerden olan Müslüm Ercan'a sorma gereksinimi bile duymadan bu karalama kampanyasına ortak olmuşlardır.
Müslüm Ercan, bu gün Çiğdem Schmidt hakkında suç duyurusunda bulunmuştur. Gönül ister ki ülkenin ve millettin gözü kulağı olan basın organları da bundan sonra halkı yanıltmadan doğru haber yapsın ve Çiğdem Schmidt'in yalan yanlış ve iftiralarını halka duyurmayı görev bilsin. Halkın içinden gelen halktan olan insanları anlayıp, dinlesin yetişmiş, suçsuz insanları karalama kampanyalarıyla heder etmesin.
Tek taraflı olmayan, haberin kaynağına inen, halkı doğru bilgilendiren bir basın bu ülkenin en çok ihtiyacı olan şeylerden biridir.
Basın unutmamalıdır ki; ona bu gücü halk veriyor, eğer halkı yanıltan ve gazetecilik kurallarına uyumayan bir basın olursa o basın yok olmaya mahkûmdur. Basının yapması gereken ben yaptım oldu değil de doğru olanın ve haklı olanın olmasıdır.

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Kardeşim, ancak fikirdir varlığın, gerisi et ve kemiktir bir yığın…


Mevlana
Bir Hadis
İslâm, güzel ahlâktır.


MEVLANA (R.A)
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı