Yazı Detayı
08 Ocak 2017 - Pazar 10:24
 
TÜRKİYE’DE HÜKÜMET OLMAK VE MÜHALİF OLMAK
Prof. Dr.Musa Kazım YILMAZ
musakazimyilmaz@gmail.com
 
 

Türkiye’de hükümet etmek mi zor, yoksa muhalif olmak mı? Böyle bir soruyu kime sorarsanız sorun ilk etapta ve işin arka planını düşünmeden hemen “Elbette ki, hükümet etmek zordur; muhalif olmak daha kolaydır. Çünkü muhalefet, sorumsuzca konuşmaktır. Bundan daha kolay ne olabilir?” şeklinde cevap verenler çok olur. Fakat işin künhüne vakıf olanlar, milletine karşı sorumluluk bilincinde olanlar, şahsi menfaatini milletin menfaatine feda edebilenler, nihayet muhalif olmayı iktidar olma yolunda bir vasıta olarak kullanan namuslu muhaliflerin işi daha zordur.

Kimse buradan yola çıkarak, hükümet olmanın kolay bir iş olduğu zehabına kapılmasın. Elbette ki, hükümet olmak kolay bir iş değildir. Hem halkı ikna edeceksiniz, hem de gerekirse halkın hoşlanmayacağı kanunları ve yönetmelikleri çıkaracaksınız. Hükümet bazen öyle işler yapmak zorunda kalır ki, bakanların ve vekillerin halkın içine çıkma cesaretleri bile kalmayabilir. Düşünün, ülkenizde terör örgütleri vardır ve güvenlik kuvvetleriniz her gün bu örgütlerle amansız bir mücadele veriyorlar. Güvenlik kuvvetleriniz binlerce teröristi etkisiz hale getirse çok fazla bir getirisi olmuyor. Ama bir tek şehidiniz olduğu zaman tüm memleket acıya gark oluyor. Aynı şekilde, yüzlerce kanlı terör olayını önceden tespit edip önlersiniz, bunun halk üzerindeki olumlu etkisi hemen hemen hiç olmaz. Fakat bir tek bomba patlasa ve üç-beş insanımız şehit olduğu zaman tüm ülke yas tutmaya başlıyor. Bunlar da hükümet etmeyi zorlaştırıyor. Şehit düşen bir polisin veya Mehmetçiğin ailesine şehadet haberini veren bir binbaşının veya emniyet amirinin halet-i ruhiyesini düşünebiliyor musunuz? Şehit ailesine taziyeye giden bir içişleri veya dış işleri bakanının yerine kendinizi koyun, bakalım neler hissedersiniz?

Ne yazık ki, 65 yıldır iktidar olmayı ancak darbeler sayesinde hayal edebilen Türkiye’deki siyasî muhalefet, ilkesel olarak sorumsuz davranmayı prensip edindiği için, ülkenin ciğerini yakan bütün acı olaylar muhalifler için birer can simidi haline geliyor. Başka bir deyimle, bir kentimizde meydana gelen terör olayından sonra, “Terörün önlenmesi konusunda hükümete her türlü desteği vermeye hazırız” diyen muhalefet lideri, hükümetten henüz olumlu ya da olumsuz cevap almadan, “Bu hükmet bu ülkeyi idare edemiyor. Derhal istifa etmelidirler” demeye başlıyor. Böylece hükümete vereceği destek sözüne taban tabana zıt bir beyanat veriyor ve kendi kendisiyle çelişiyor.

İşin garip tarafı, sivil muhalifler de siyasî muhaliflerin dediklerini aynen tekrar ediyorlar. Muhalifler fikir üreten bir geleneğe sahip olmadıkları için bütün marifetleri yıkıcı ve ifsat edici tarzda muhalefet etmek ve tenkit etmektir. Ana muhalefet partisi genel başkanı bir yerde bir konuşma yapıyor; ertesi gün üniversitelerde öğrenciler, gazetelerde yazarlar ve sokaklarda işçiler aynı sözleri söylemeye başlarlar. Ya da bunun tersi olabilir: Bir gazetede bir yazı kaleme alınır; ertesi gün hem ana muhalefet partisi lideri hem sokaktaki insanlar aynı şeyleri söylemeye başlarlar. Bu durum, aynı zamanda ülkemizde kitap okuyan insan sayısının azlığını da göstermektedir.

Durum böyle olunca muhalif olmak, yani sorumsuzca konuşmak, aynı zamanda halkın beklentilerine cevap verme endişesinden yoksun olmak elbette ki daha kolaydır. Muhalifler, “Nasılsa iktidar olma şansımız yoktur, o halde istediğimizi söyler, böylece halkı cephelere ayırarak bir dahaki dönemde muhalefetimizi garanti altına alırız” diyerek muhalefet yapıyorlar. Maalesef Türkiye muhalefet açısından çok şanssız bir ülkedir. İlk serbest seçimlerin yapıldığı 1950 yılından beri muhalefet seçimle tek başına iktidara gelememiştir. Bu muhalefet için bir yüzkarasıdır, ama ülkemiz için de çok acı sonuçlar vermiştir. Çünkü 1960 darbesini, 1971 muhtırasını, 1980 darbesini ve 1976 post-modern darbesini muhalefet hep desteklemiştir. Desteklemişler ki, belki bu şekilde bir iktidar

yüzü görsünler. 2016’da FETÖ tarafından başlatılan darbe girişiminde iktidar ve muhalefet birkaç gün birlikte poz verdiler ama muhalefetin rahat olmadığı her halinden belliydi. Çünkü birlikte verdikleri poz açıkça sırıtıyordu. Yenikapı’da konuşan Muhalefet lideri, hep hükümeti tenkit etmiştir. Sanki birileri bu hükümete değil, bu hükümet muhalefete darbe yapmış havasında konuştu. Kısacası muhalefet daha ilk günden “Ya kardeşim, FETÖ’yü kim yetiştirdi kim? Siz değil miydiniz, ‘Ne istediler de vermedik’ diyenler?” şeklinde yakınmaya başladılar. Oysa tenkit ettikleri hükümete darbe yapılmak istenmiş, 250 vatandaşımız şehit olmuş, 1500 kişi yaralanmış; muhalefet lideri ise sadece tenkit ediyor. Sanki FETÖ’n bir gün darbe yapacağını biliyormuş gibi konuşuyor muhalefet lideri…

Oysa içte ve dışta birçok sıkıntıyla yüz-yüze kalmış olan Türkiye’deki sağduyu sahibi siyasiler, hükümetle aralarındaki siyasî çekişmeyi bir tarafa bırakıp hükümetle aynı söylemleri dile getirmeliydiler. Tıpkı Sn. Bahçeli ve Sn. Doğu Perinçek’in sergiledikleri tutum gibi… Adamlar, “Ey Türk halkı, bu cumhurbaşkanına sahip çıkın. Çünkü Batılı ülkeler bizi bölmek istiyorlar. Bunun için en büyük engel olarak da Ak Parti hükümetini ve Sayın Cumhurbaşkanını görüyorlar. Aklımızı başımıza toplayalım ve Cumhurbaşkanımıza sahip çıkalım” şeklinde mesajlar veriyorlar. Hükümeti tenkit edecek bir şeyler bulamazlar mı? Elbette ki, isterlerse tenkit edecek çok kusur bulurlar. Ama asıl sorumlu muhalefetin sınırı işte burada başlar ve bu yüzden sorumlu muhalefet zordur. Onları tebrik ediyorum.

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
KURAN KURSLARINI KAPATMADIĞI İÇİN GÖREVDEN ALINAN VALİ
HALİFE MANSUR VE NUHADDİS EZHER ES-SEMMÂN
TÜRKİYE-ABD DOSTLUĞU VE ERDOĞAN
TERÖRÜ BİTİRMEK
ERDOĞAN’IN 15 TEMMUZDAN SONRA HALKI MEYDANLARDA TUTMASININ HİKMETİ
AK PARTİ, YENİ DÖNEMDE NE YAMALI?
ESED’İN EMRİYLE HAMA KATLİAMINA KATILAN BİR SUBAYIN İTİRAFLARI
SAYIN CUMHURBAŞKANI NE YAPMALI?
4+4+4’E YAPILAN BİR İTİRAZIN ÖYKÜSÜ
SON DARBE GİRİŞİMİYLE SAF DEĞİŞTİREN POLİTİKACILAR
BELLİ Kİ PEYGAMBER’İ TANIMIYORLAR
NUR TALEBELERİ YÜKSEK SESLE “EVET” DEDİLER
DÜNYANIN FANİLİĞİ
TÜRKİYE PRANGALARINDAN KURTULACAK
MÜSLÜMAN’IN VE ÜMMETİN GÜVENLİĞİ (2)
MÜSLÜMAN’IN VE ÜMMETİN GÜVENLİĞİ (1)
REFERANDUMDA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YANINDA YER ALMAK
MÜBAŞİR İSMAİL'İN ZEKÂSI
TRAMP NE YAPMAK İSTİYOR?
VALİ TARAFINDAN İMAMA VERİLEN ÖDÜL
İKTİDARIN 15 YILDA YIPRANMAMASI VEYA MUHALALEFETİN YERİNDE SAYMASI
ÜMMETİN VE FERDİN GÜVENLİĞİ
BATI TÜRKİYEDEKİ TERÖRÜ NEDEN DESTEKLİYOR?
BİR SORU BİR CEVAP
RUS BÜYÜKELÇİSİNE YAPILAN SU-i KAST’IN ARKA PLANI
YANAN KUR'AN KURSU ÜZERİNDEN CEMAATLERE YAPILAN SALDIRILAR
ZÜHD VE TAKVA
BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-İ NUR HAAKINDA YAZILAN MESNETSİZ VE GAYRİ İLMİ RAPOR (2)
BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-i NUR HAKKINDA DİYANETE RAPOR YAZAN İLAHİYATÇILARA CEVAP
BU AYETTE BİZİM İÇİN ÇOK SIRLAR VE HİKMETLER VARDIR
AMERİKALALILAR TÜRKİYE’DEN KORKTULAR
Vekâlet Savaşları ve Türkiye
PROf. DR. SUAT YILDIRIM'IN MART 2016'da GÖNDREDİĞİ MAİL VE BENİM ONA GÖNDERDİĞİM CEVAP
DÜNYA VE AHİRETİNİ FEDA EDEREK BAŞKASININ İMANINI KURTARMAYA KOŞAN ADAM
İLAHİYAT HOCALARI VE NURCULUK HAREKETİ
BEDİÜAAZAMAN'I GÜLEN VEYA İSLAMOĞLU İLE MÜKAYESE ETMEK…
FETÖ'NÜN DEVLETİ TESLİM ALMASI TIPKI MOĞULLLARIN ANADOLUYU İSTİLASINDA YAŞANAN REZALETLERİ ANDIRIYOR
HAYRETTİN KAAMAN HOCAM'IN FETÖ LİDREİ HAKKINDA ÖNEMLİ BİR TESPİTTİ
İHSAN SÜREYYÂ HOCAMIN HATIRLATTIKLARI
ALLAH İMHAL EDER AMA İHMAL ETMEZ
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ KİMİN İŞİNE YARADI?
1.VE 2. DARBE GİRİŞİMİYLE YAPILMAK İSTENENLER
CEMAAT VE GİZLİ TEŞKİLAT
TAKVA SAHİPLERİ VE ŞEYTAN
MUCİZVÎ YARATMA SANATI VE BAZI HOCALAR
GEZİ OLAYLARI VE KATİL MEDYA
HIYANETİN CEZASI MI?
ÖRNEK MÜSLÜMAN
AHMED HOCA VE HAAKU'L-YAKÎN
HARUN REŞİD’İN SON ANLARI
KADIN DEYİP GEÇMEYİN
OYUNCAKÇI
KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM, ESKİ TÜRKİYE YOK
RESÛLÜLLAH'IN (S) MECLİSİ
Risale-i Nurların Yeni Harflerle Basımı
SAİD ÖZDEMİR VE RİSALE-İ NURLARIN SADELEŞTİRİLMESİ
IRKÇILIK BELASI
SAİD ÖZDEMİR AĞABEY'DE HAKİKAT ARAYIŞI
MEHMET KIRKINCI HOCA EFENDİ
YİĞİT BİR ALİM SAÎD B. MÜSEYYEB
RESÛLÜLLAH'IN (S.A.V) ŞEMÂİLİNDEN…
RIZIK İKİDİR
DAVAMIZA NE KADAR BAĞLIYIZ?
YENİ BİR ÇÖZÜM SÜRECİ BAŞLAYABİLİR Mİ?
HER ŞEYDE MUTLAKA BİR HAYIR VARDIR
Haccâc-ı Zâlim ve Enes b. Mâlik el-Ensârî (r)
Doğru ve Yanlış Kültürler
TÜRKİYE-RUSYA KRİZİ BİZE NELER ÖĞRETTİ?
HALİD B. VELİD'İN MÜSLÜMAN OLUŞU
BU YAZIYI OKUMAYIN!
Namaz kılmamanın ya da Namazı terk etmenin hükmü
MUTE GAZVESİNDE RESûLULLAH'IN (S) TALİMATLARI
ALIŞ-VERİŞ AHLAKI
RAMAZAN ORUCUNUN ÖNEMİ
FİTREYİ BUĞDAYDAN VEREBİLİRLER Mİ?
MAKAMLAR VE İHLÂS
KÜRT MEDRESELERİNE GENEL BIR BAKIŞ
Kürtlerde Dini Ve Miilî Gelenekler (2)
RİSALE-İ NUR'UN TELİF MERKEZİ BARLA
KÜRTLERDE DİNİ HAYAT
SÜHREVEDÎ EL-MAKTÛL (Salahaddin Döneminde Yaşanan Acı Olay)
NE ÇABUK YEDİNCİ YAŞIMIZA GİRDİK!
ARAPLARIN CÖMERTLİĞİ
BAŞKASININ İMANINI KURTARMAYA KOŞAN ADAM (I) (1873-23 Mart, 1960)
ALİ B. EBÛ TÂLİB'İN, VALİLERİNE GÖNDREDİĞİ MEKTUPLAR
İhlâs ve Niyet İlişkisi
ARAR REJİM ELEMANLARI YARIŞ İÇİNDELER
GEZİNİN MENHÛS RUHUYLA İRTİBATLANDIRILAN ÖZGECAN CİNAYETİ
İBLİSLE GÜREŞEREK İHLÂSI KAZANMAK VEYA KAYBETMEK
GÖRÜLMEYEN PEYGAMBER RÜYASI
ALGI OPERASYONLARINA DEVAM EDİLİYOR
Hz. Peygamber'e (s.a.v) Hakaret
PARİS KATLİAMI VE HİLÂFET
YÜCE DİVAN'IN ARKASINDA NE VAR?
HZ. PEYGAMBER'İN (S) AMCASININ SMİMİYETİ
ABDÜLKADİR BADILLI AĞABEY
17 ARALIK UNUTULMAMALI
ERGENEKON'UN MASUM SANIKLARI
KÜRTLER'İN İSLÂM'A BAĞLILIKLARI
NANKÖR İNSANLAR VE DUA EDEN MÜMİNLER
İSLAM LİMLERİ ŞANLIURFA'DAYDI
BATI'NIN KALLEŞ MEDYASI
ÜMMETİN ALLAMESİ ABDULLAH B. ABBÂS'IN İBRETLİ HAYATI
İSLAM'IN SİYASETİ VE HİCRET
İHLÂSLI İNSANLAR VE İBLİS
KÜRTLER KAZANIMLARINI KAYBETMEK İSTEMİYORLAR
TEHDİTLE VE ŞANTAJLA BARIŞ OLMAZ
BİZİ BİRLEŞTİREN AHİLİKTİR
HEM CAMİDEN OLMAK HEM KİLİSEDEN…
HAYAL KIRIKLIĞI YŞANAN BİR KURULTAY
ŞU HALE BAKIN!
İBRET DOLU İKİ TARİHÎ BELGE
HÜSRAN !
ASLINDA MUHALEFET LİDERLERİ ÇOK AKILLILAR!
ARA REJİM ADAYI
Hz. Ali'nin (r.a)'nin Hz. Ebû Bekir ve Ömer (r.a) Hakkındaki Senâkârâne Sözleri
ÜÇ AYLAR BAŞLAYALI, SİYASET YAZMAYAYIM DİYORDUM AMA…
FİTNE VE SAVAŞ
FELAKET VE SİYASET
ANNELER GÜNÜ VE EVLATLARIN ANNE- BABA ÜZERİNDEKİ HAKLARI
Helal ve Haram Rızık
CHP, CEMAAT, AKREP VE KAPLUMBAĞA
RİSALE-İ NURLAR YASAKLANIYOR MU?
TÜRKİYE DEĞİŞİYOR MU?
URFA'DA 1.CELALETTİN GÜVENÇ DÖNEMİ
İNSAN ÇEYREK ASIRLIK HOCASINA BU KADAR TERS DÜŞER Mİ?
DUYDUĞUMDA KULAKLARIMA İNANAMADIM
MUHALEFET NE YAPIYOR?
AK ADAM ŞANLIURFA'DA
DEHŞETE KAPILDIM
BİR MASUM ZARAR GÖRECEKSE BİR CANİ BİLE ÖLDÜRÜLMEZ
HZ. HASAN'IN, BABASI HZ. ALİ'YE SİTEMLERİ
MÜSLÜMANLAR BİRBİRİLERİYLE BOĞUŞURKEN FIRSATÇI İSRAİL BOŞ DURMUYOR
HZ. HSAN'IN (R.A) MERHAMETİ
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Şanlıurfa Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları başarılı mı?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Adını aşk koymuşlar."


Yunus Emre
Bir Hadis
İslâm, güzel ahlâktır.


MEVLANA (R.A)
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı