Yazı Detayı
28 Ocak 2017 - Cumartesi 14:31
 
VALİ TARAFINDAN İMAMA VERİLEN ÖDÜL
Prof. Dr.Musa Kazım YILMAZ
musakazimyilmaz@gmail.com
 
 

Ahmed yılmaz Hoca’dan dinlemiştim. Nizip’te Müftülük yaptığı sıralarda ilçede görevli Cudi Hoca isminde bir imamı vardı. Doğu vilayetlerinden birisinin köylerinde imam iken başından geçen bir öyküyü Ahmed Hoca’ya nakletmiş; o da bize aktarmıştı.

 

Köyde yapan Cudi Hoca kendi halinde, gariban sayılabilecek kişiliğe sahip bir insandı. Güneydoğu’da görev yapan tüm hocalar gibi o da köy yerinde namaz kıldırır, kendi köyünde veya çevre köylerde meydana gelen ihtilafları barışçıl bir şekilde çözmeye çalışır, yazın çocuklara, diğer zamanlarda öğrenmek isteyen her kese Kur’an dersi verirdi.

 

Cudi Hoca’nın hayatı bu şekilde sürüp giderken bir gün maaşını almak üzere İl Müftülüğüne gittiğinde Müftülük kendisine önemli bir bilgi verir: “Hocam bir hafta sonra sayın valimiz, incelemelerde bulunmak üzere sizin köyü ziyaret edecektir. Ben de kendisiyle birlikte geleceğim. Vali beyin öğle yemeği için köyde kalıp kalmayacağını bilmiyorum, ama siz yine de hazırlıklı olun. Aman gözünü seveyim, dikkatli olun: Sayın valimize karşı bir hatamız olmasın.”

 

Köy imamı Cudi Hoca Müftü Bey’den aldığı bu emir üzerine heyecanla köye döner ve vali Bey’in geleceği gün için hazırlıklar yapmaya başlar. Hocanın eşi, “Hocam, bizim bu yörede perdeli pilav meşhurdur. Belki sayın valimiz böyle bir yemek yememiştir. Ben kendisi için perdeli pilav pişireyim, ne dersiniz” der. Perdeli pilav fikri Cudi Hoca’nın aklına yatar ve o gün için hazırlık yapılır.

 

Vali Bey köye ziyareti gerçekleştirir. Gerekli incelemeleri yaptıktan sonra Müftü Bey, “Sayın Valim, köy hocamız Cudi bey bizim için yemek hazırlamıştır. Buyurun yemeğe gidelim” der. Vali bey kabul eder ve Cudi Hoca’nın evine gidip yemek yerler. Vali Bey perde pilavı o kadar beğenir ki, teşekkür ettikten sonra yemeği kimin yaptığını sorar. Cudi Hoca, perdeli pilavı eşinin yaptığını söyler. Vali Bey ve arkadaşları köyden ayrılırlar. Yolda Müftü Bey’e, “Hocam, bu imamınızın hazırlamış olduğu perdeli pilavı çok beğendim. Bu mütevazı insanın eşine bir ödül vermeyi düşünüyorum, ne dersiniz?” der. Müftü Bey, “Çok yerinde bir iş olur Sayın Valim. Cudi Hoca bu yemek için değil ama gerçekten ödül hak edecek kadar görevine de bağlı bir insandır. Ödül düşünceniz çok makbule geçer Sayın Valim” der.

 

Aradan 10 gün geçer Müftülük vasıtasıyla Cudi Hoca’ya bir yazı ulaştırılır. Yazı şöyle: “Sayın Cudi… Köyünüze yapmış olduğum ziyaret esnasında, görev bilinciyle göstermiş olduğunuz misafirperverlikten, heyet olarak çok memnun kaldık. Bu samimi ve gösterişten uzak hizmetinize mukabil valilik olarak eşinize bir ödül vermeyi kararlaştırmış bulunuyoruz. …..tarihinde, valiliğin önünde yapılacak bir törenle ödülünüz sizinle birlikte eşinize takdim edilecektir. Durumun bildirilmesi, gereğinin yapılması ve anılan tarihte Valilik önünde hazır bulunmanız konusunda bilgilerinizi rica derim. ….. Valisi.”

 

Cudi Hoca mektubu alır almaz hüzünle karışık bir sevinç yaşar. Her şeyden önce bir karşılık beklemek için yemek hazırlamış gibi bir havanın oluşmasından üzüntü duydu. Fakat durum ne olursa olsun, bir amir tarafından takdir edilmek hoş bir duyguydu. Kendisine yarayacak bir ödülün eşine verilecek olması da ayrı bir sevinç kaynağıydı. Cudi Hoca ve eşi kararlaştırılan günü heyecanla beklediler.

 

Belirlenen gün gelince Cudi Hoca eşiyle birlikte Valiliğin önünde bulunan Atatürk’ün büstü etrafında toplanmış olan resmi zevatın arasına katılır. Önce Müftü Bey, sonra vâsi Bey birer konuşma

 

yaparlar. Sonra Cudi Hoca ve eşi çağrılırlar ve bir pakete sarılı bulunan ödülleri kendilerine takdim edilir. Resmi tören de böylece sona ermiş olur.

 

Cudi Hoca ve eşi şehirden ayrılmak üzere köy garajına gelirler. Bir an önce müsait bir yer bulup paketi açmak ve ödülün ne olduğunu öğrenmek istiyorlardı. “Acaba bu paketin içinde ne var?” diye çok merak ediyorlardı. Onlar daha çok para ödülü beklerken böyle büyükçe bir paketin kendilerine takdim edilmiş olmasını garipsediler. Paketin içinde para olsa işlerine yarayacaktı. Fakat paketin içindeki, para gibi durmuyordu. “Acaba paketin içinde ne vardır? Eğer içinde para varsa büyük bir miktar olur. Hayır, hayır… Bu kadar para mümkün değil.” Bu düşüncelerle köyün dolmuşuna binerek eve geldiler. Paketi heyecanla açtıklarında küçük bir Atatürk büstüyle karşılaştılar. Yani Köyün İlkokulu önündeki büstten çok daha ufak bir Atatürk büstü…

 

Hoca ve eşi gözlerine inanamadılar. Onlar, ödül olarak bir maaş ikramiye beklerken bir büstle karşılaştılar. Bu büstü ne yapacaklardı? Ne işlerine yarayacaktı? Büyük bir tedirginlik onları çepeçevre kuşatmıştı. Bir ara, “Vali Bey bana bir ödül değil, başıma bir bela sardı” diye düşünmeye başladı. Çünkü o büstü görev yaptığı camiye koyamazdı; evine, köylülerinin geldikleri odaya bırakamazdı. Büste ne yapabilirdi? Hâsılı onlar gibi, ödül töreninden haberdar olan bütün dostları da hayal kırıklığına uğramışlardı.

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
KURAN KURSLARINI KAPATMADIĞI İÇİN GÖREVDEN ALINAN VALİ
HALİFE MANSUR VE NUHADDİS EZHER ES-SEMMÂN
TÜRKİYE-ABD DOSTLUĞU VE ERDOĞAN
TERÖRÜ BİTİRMEK
ERDOĞAN’IN 15 TEMMUZDAN SONRA HALKI MEYDANLARDA TUTMASININ HİKMETİ
AK PARTİ, YENİ DÖNEMDE NE YAMALI?
ESED’İN EMRİYLE HAMA KATLİAMINA KATILAN BİR SUBAYIN İTİRAFLARI
SAYIN CUMHURBAŞKANI NE YAPMALI?
4+4+4’E YAPILAN BİR İTİRAZIN ÖYKÜSÜ
SON DARBE GİRİŞİMİYLE SAF DEĞİŞTİREN POLİTİKACILAR
BELLİ Kİ PEYGAMBER’İ TANIMIYORLAR
NUR TALEBELERİ YÜKSEK SESLE “EVET” DEDİLER
DÜNYANIN FANİLİĞİ
TÜRKİYE PRANGALARINDAN KURTULACAK
MÜSLÜMAN’IN VE ÜMMETİN GÜVENLİĞİ (2)
MÜSLÜMAN’IN VE ÜMMETİN GÜVENLİĞİ (1)
REFERANDUMDA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YANINDA YER ALMAK
MÜBAŞİR İSMAİL'İN ZEKÂSI
TRAMP NE YAPMAK İSTİYOR?
İKTİDARIN 15 YILDA YIPRANMAMASI VEYA MUHALALEFETİN YERİNDE SAYMASI
ÜMMETİN VE FERDİN GÜVENLİĞİ
TÜRKİYE’DE HÜKÜMET OLMAK VE MÜHALİF OLMAK
BATI TÜRKİYEDEKİ TERÖRÜ NEDEN DESTEKLİYOR?
BİR SORU BİR CEVAP
RUS BÜYÜKELÇİSİNE YAPILAN SU-i KAST’IN ARKA PLANI
YANAN KUR'AN KURSU ÜZERİNDEN CEMAATLERE YAPILAN SALDIRILAR
ZÜHD VE TAKVA
BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-İ NUR HAAKINDA YAZILAN MESNETSİZ VE GAYRİ İLMİ RAPOR (2)
BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-i NUR HAKKINDA DİYANETE RAPOR YAZAN İLAHİYATÇILARA CEVAP
BU AYETTE BİZİM İÇİN ÇOK SIRLAR VE HİKMETLER VARDIR
AMERİKALALILAR TÜRKİYE’DEN KORKTULAR
Vekâlet Savaşları ve Türkiye
PROf. DR. SUAT YILDIRIM'IN MART 2016'da GÖNDREDİĞİ MAİL VE BENİM ONA GÖNDERDİĞİM CEVAP
DÜNYA VE AHİRETİNİ FEDA EDEREK BAŞKASININ İMANINI KURTARMAYA KOŞAN ADAM
İLAHİYAT HOCALARI VE NURCULUK HAREKETİ
BEDİÜAAZAMAN'I GÜLEN VEYA İSLAMOĞLU İLE MÜKAYESE ETMEK…
FETÖ'NÜN DEVLETİ TESLİM ALMASI TIPKI MOĞULLLARIN ANADOLUYU İSTİLASINDA YAŞANAN REZALETLERİ ANDIRIYOR
HAYRETTİN KAAMAN HOCAM'IN FETÖ LİDREİ HAKKINDA ÖNEMLİ BİR TESPİTTİ
İHSAN SÜREYYÂ HOCAMIN HATIRLATTIKLARI
ALLAH İMHAL EDER AMA İHMAL ETMEZ
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ KİMİN İŞİNE YARADI?
1.VE 2. DARBE GİRİŞİMİYLE YAPILMAK İSTENENLER
CEMAAT VE GİZLİ TEŞKİLAT
TAKVA SAHİPLERİ VE ŞEYTAN
MUCİZVÎ YARATMA SANATI VE BAZI HOCALAR
GEZİ OLAYLARI VE KATİL MEDYA
HIYANETİN CEZASI MI?
ÖRNEK MÜSLÜMAN
AHMED HOCA VE HAAKU'L-YAKÎN
HARUN REŞİD’İN SON ANLARI
KADIN DEYİP GEÇMEYİN
OYUNCAKÇI
KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM, ESKİ TÜRKİYE YOK
RESÛLÜLLAH'IN (S) MECLİSİ
Risale-i Nurların Yeni Harflerle Basımı
SAİD ÖZDEMİR VE RİSALE-İ NURLARIN SADELEŞTİRİLMESİ
IRKÇILIK BELASI
SAİD ÖZDEMİR AĞABEY'DE HAKİKAT ARAYIŞI
MEHMET KIRKINCI HOCA EFENDİ
YİĞİT BİR ALİM SAÎD B. MÜSEYYEB
RESÛLÜLLAH'IN (S.A.V) ŞEMÂİLİNDEN…
RIZIK İKİDİR
DAVAMIZA NE KADAR BAĞLIYIZ?
YENİ BİR ÇÖZÜM SÜRECİ BAŞLAYABİLİR Mİ?
HER ŞEYDE MUTLAKA BİR HAYIR VARDIR
Haccâc-ı Zâlim ve Enes b. Mâlik el-Ensârî (r)
Doğru ve Yanlış Kültürler
TÜRKİYE-RUSYA KRİZİ BİZE NELER ÖĞRETTİ?
HALİD B. VELİD'İN MÜSLÜMAN OLUŞU
BU YAZIYI OKUMAYIN!
Namaz kılmamanın ya da Namazı terk etmenin hükmü
MUTE GAZVESİNDE RESûLULLAH'IN (S) TALİMATLARI
ALIŞ-VERİŞ AHLAKI
RAMAZAN ORUCUNUN ÖNEMİ
FİTREYİ BUĞDAYDAN VEREBİLİRLER Mİ?
MAKAMLAR VE İHLÂS
KÜRT MEDRESELERİNE GENEL BIR BAKIŞ
Kürtlerde Dini Ve Miilî Gelenekler (2)
RİSALE-İ NUR'UN TELİF MERKEZİ BARLA
KÜRTLERDE DİNİ HAYAT
SÜHREVEDÎ EL-MAKTÛL (Salahaddin Döneminde Yaşanan Acı Olay)
NE ÇABUK YEDİNCİ YAŞIMIZA GİRDİK!
ARAPLARIN CÖMERTLİĞİ
BAŞKASININ İMANINI KURTARMAYA KOŞAN ADAM (I) (1873-23 Mart, 1960)
ALİ B. EBÛ TÂLİB'İN, VALİLERİNE GÖNDREDİĞİ MEKTUPLAR
İhlâs ve Niyet İlişkisi
ARAR REJİM ELEMANLARI YARIŞ İÇİNDELER
GEZİNİN MENHÛS RUHUYLA İRTİBATLANDIRILAN ÖZGECAN CİNAYETİ
İBLİSLE GÜREŞEREK İHLÂSI KAZANMAK VEYA KAYBETMEK
GÖRÜLMEYEN PEYGAMBER RÜYASI
ALGI OPERASYONLARINA DEVAM EDİLİYOR
Hz. Peygamber'e (s.a.v) Hakaret
PARİS KATLİAMI VE HİLÂFET
YÜCE DİVAN'IN ARKASINDA NE VAR?
HZ. PEYGAMBER'İN (S) AMCASININ SMİMİYETİ
ABDÜLKADİR BADILLI AĞABEY
17 ARALIK UNUTULMAMALI
ERGENEKON'UN MASUM SANIKLARI
KÜRTLER'İN İSLÂM'A BAĞLILIKLARI
NANKÖR İNSANLAR VE DUA EDEN MÜMİNLER
İSLAM LİMLERİ ŞANLIURFA'DAYDI
BATI'NIN KALLEŞ MEDYASI
ÜMMETİN ALLAMESİ ABDULLAH B. ABBÂS'IN İBRETLİ HAYATI
İSLAM'IN SİYASETİ VE HİCRET
İHLÂSLI İNSANLAR VE İBLİS
KÜRTLER KAZANIMLARINI KAYBETMEK İSTEMİYORLAR
TEHDİTLE VE ŞANTAJLA BARIŞ OLMAZ
BİZİ BİRLEŞTİREN AHİLİKTİR
HEM CAMİDEN OLMAK HEM KİLİSEDEN…
HAYAL KIRIKLIĞI YŞANAN BİR KURULTAY
ŞU HALE BAKIN!
İBRET DOLU İKİ TARİHÎ BELGE
HÜSRAN !
ASLINDA MUHALEFET LİDERLERİ ÇOK AKILLILAR!
ARA REJİM ADAYI
Hz. Ali'nin (r.a)'nin Hz. Ebû Bekir ve Ömer (r.a) Hakkındaki Senâkârâne Sözleri
ÜÇ AYLAR BAŞLAYALI, SİYASET YAZMAYAYIM DİYORDUM AMA…
FİTNE VE SAVAŞ
FELAKET VE SİYASET
ANNELER GÜNÜ VE EVLATLARIN ANNE- BABA ÜZERİNDEKİ HAKLARI
Helal ve Haram Rızık
CHP, CEMAAT, AKREP VE KAPLUMBAĞA
RİSALE-İ NURLAR YASAKLANIYOR MU?
TÜRKİYE DEĞİŞİYOR MU?
URFA'DA 1.CELALETTİN GÜVENÇ DÖNEMİ
İNSAN ÇEYREK ASIRLIK HOCASINA BU KADAR TERS DÜŞER Mİ?
DUYDUĞUMDA KULAKLARIMA İNANAMADIM
MUHALEFET NE YAPIYOR?
AK ADAM ŞANLIURFA'DA
DEHŞETE KAPILDIM
BİR MASUM ZARAR GÖRECEKSE BİR CANİ BİLE ÖLDÜRÜLMEZ
HZ. HASAN'IN, BABASI HZ. ALİ'YE SİTEMLERİ
MÜSLÜMANLAR BİRBİRİLERİYLE BOĞUŞURKEN FIRSATÇI İSRAİL BOŞ DURMUYOR
HZ. HSAN'IN (R.A) MERHAMETİ
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Şanlıurfa Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları başarılı mı?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Erdemli insan, tasaları silkip atandır.


Konfüçyus
Bir Hadis
Allah Rasûlü; “Din nasihattır, samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi.


SADİ
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı