Yazı Detayı
24 Ekim 2017 - Salı 13:54
 
YUNANİSTAN’DAKİ MÜLTECİ KAMPI
Adnan İKBAL
 
 

15-21 Ekim 2017 Tarihleri arasında Osman Ertörer Ortaokulu olarak İngilizce Öğretmenimiz ve öğrencimizle beraber Erasmus Projesi kapsamında, Yunanistan’ın Volos şehrinde bulunduk.Projemizin adının “Migrants in the world history and women’s role” yani “Dünya tarihinde göçmen kadınların rolü” olmasından dolayı 18.10.2017 Çarşamba günü Volos şehrinden yaklaşık iki saat bir yolculuktan sonra Mültecilerin konakladığı kampa ulaştık.Bizimle beraber İtalya,İspanya,Portekiz,Romanya,Bulgaristan ve ev sahibi ülke olan Yunanistan’ın öğretmenleri ve öğrencileri bulunmaktaydı. Kampta fotoğraf ve video çekimimiz yasak olduğundan, yanımıza gelen çocuk ve gençlerin bazılarıyla sohbet etme imkanı bulabildik.Türkçe bilen 12 yaşındaki Bilal ile tanıştık.Bilal ailesiyle birkaç yıl Türkiye’de kalmış,okula gitmiş ve Türkçeyi öğrenmiş.Daha sonra Türkçe bilen 30 yaşlarında iki tane Suriyeli kardeşimiz daha yanımıza geldi ve onlarla sohbete başladık.Kampta 500 mültecinin kaldığını şartların çok kötü olduğunu,arada bir yemek geldiğinde de, insanların kuyrukta birbirlerini ezdiklerini ve karınlarının doymadığını anlattılar.Polislerin kendilerini oyaladığını,kampın yerleşim yerlerinden çok uzak olmasından dolayı da çalışamadıklarını belirttiler.Bu gençler canları pahasına denizi aşıp Yunanistan’a gelmişler ama pişmanlıkları her hallerinden okunuyordu.

Gördüğümüz manzara içler acısıydı.O sırada orta yaşlı bir mültecinin İngilizce olarak bağırmasını duyduk.İngilizce Öğretmenimize bu insanın neler söylediğini sordum.Adamın canının yandığı her halinden belli oluyordu.Kendisinin Irakta iken işadamı olduğunu öğrendiğimiz bu şahıs bağıra çağıra sitemde bulunuyordu.Mülteci olmanın suç olmadığını kendilerinin de insan olduğunu ama kampta kendilerine suçlu muamelesinin yapıldığından bahsediyordu.Bu sırada ben sadece Şanlıurfa’da birkaç mülteci kampının bulunduğunu ve her kampın en az on bin kişiden oluştuğunu ve bu mültecilere üç öğün sıcak yemek çıktığını anlatırken ülkemin misafirperver insanlarıyla gurur duydum.Yunanistan’daki Mülteci kampında, beş yüz mülteciye bakılamadığının canlı şahidi olurken,sadece Şanlıurfa’da dört yüz binin üzerinde mültecinin bulunduğundan bahsettim.

Kamptan çıkış yaparken bir aile gördük küçücük bir bebekleri ve 4 yaşlarında bir çocukları vardı. Kendilerine nereli olduklarını sorduk.Kadın Türkçeyi çok iyi biliyordu.Bizimle konuşunca gözlerinin parıldadığını ve aynı zamanda hüzünlendiğini gördük.Suriye’nin Deyrül Zor şehrinden Türkiye’ye geldiklerini,Hatay’ın Dörtyol İlçesinde bir müddet kaldıktan sonra İzmir’e geçtiklerinden bahsetti.Kocasının Avrupa inadı yüzünden Ege Denizi’ni küçücük çocuklarıyla bin bir zorluklarla geçtiklerini anlatırken, kamptaki halimizi görüyorsunuz,dedi.Avrupa’ya geldikleri için çok pişman olduklarını ve en kısa sürede Türkiye’ye geri döneceklerini söylüyordu.

Ülkemizde bulunan mülteciler Türkiye’ye ne kadar teşekkür etseler yine azdır.Canları pahasına denizi botlarla geçen mülteciler, medeni görünümlü Avrupa’nın bazı canavarlarıyla baş başa kalıyorlar.Allah hiç kimseyi mülteci yapmasın.

Ayrıca Yunanlı öğretmenlerin bizlere göstermiş oldukları alakadan dolayı kendilerine teşekkür ederim.

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Şanlıurfa Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları başarılı mı?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
Sabır, kurtuluşun anahtarıdır.


Mevlana
Bir Hadis
İslâm, güzel ahlâktır.


MEVLANA (R.A)
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı