Yazı Detayı
15 Mayıs 2015 - Cuma 11:15
 
Yangından Mal Kaçırır Gibi Toplu Sözleşme İmzalayan Amacına Ulaştı
A. Gani DEMİR
agani63@hotmail.com
 
 

Türkiye'deki ana akım sendikaların önemli bir handikapı, siyasi akımların uzantısı olarak sendikacılık yapmak ve siyasi akımlardan bağımsızlaşamamak olarak görülüyor.
Bu handikap sendikaları siyasi parti ve akımların payandası ve arka bahçesi haline getirmektedir. Ayrıca bu durum sendika yöneticilerini de yakını oldukları siyasi akım ve partilerin doğal milletvekili adayları haline getirmektedir.
Bu yüzden de hangi siyasi akım iktidar olursa, kendine yakın bulduğu sendikaları ve mensuplarını palazlandırıyor ve yeri geldiğinde de sendika yöneticilerine milletvekilleri listelerinde yer ayırıyor.
Tabi ki bu durum devlet çalışanların aleyhine çalışmaktadır. İktidardaki parti ile kıran kırana mücadele ederek hakkımızı alsın; sosyal ve ekonomik haklarımızı geliştirsin diye yetki verilen sendika yöneticileri, mevcut durumdan istifade ederek iktidardaki partinin milletvekili adayı olmanın hesapları içine girmeyi tercih ediyorlar.
Hükümet ile toplu sözleşme iki yılda bir yapılıyor. İki dönemdir memurlar adına hükümet ile toplu sözleşme masasına, temel belirleyici olarak MEMUR SEN konfederasyonun başkanı Ahmet Gündoğdu oturuyor.
2013 yılında 2014 ve 2015 yıllarını kapsayacak şekilde toplu sözleşme yapıldı. Son toplu sözleşme müzakereler için bir aylık süre olmasına rağmen, Sayın Ahmet Gündoğdu tarafından yangından mal kaçırırcasına apar topar ilk haftada imzalandı.
Bu sözleşme memurlar için yapılmış en kötü toplu sözleşme unvanını kazandı.
Memurlar 2014 yılında brüt 175, net 123 TL zam alabildiler. Bu zam artışı memurların ek ders benzeri ek ücretlerine, aile ve çocuk yardımı gibi sosyal haklar kalemlerine artış olarak yansımadı.
Memurları enflasyona ezdirmemeyi temel politika olarak belirleyen hükümet, Sayın Ahmet Gündoğdu'nun katkısı ile iktidarı boyunca ilk defa memura enflasyon farkı vermeyerek memuru enflasyona ezdirmiş oldu.
Yine çalışanların vergi dilimi sorunu hiç masaya gelmiyor. Gelir vergisi oranlarını belirleyen kazanç dilimlerinin yıllar içinde neredeyse hiç artmaması nedeniyle çalışanlar, daha yılın ilk aylarında bir üst kazanç dilimine geçiyor ve ödedikleri gelir vergisi oranı %15'ten %20'ye çıkıyor. Örneğin %15 oranında gelir vergisi kesilen brüt kazanç dilimi üst sınırı 2009 yılında 8,7 bin lira iken, 2015 yılında bu rakam sadece 12 bin lira oldu. Bu yüzden de tüm çalışanlar yılın ikinci yarısında %20'lik vergili dilimine giriyorlar. Bunun sonucunda da çalışanlara yılın iki döneminde ayrı ayrı yapılan yüzdelik artışın ikinci dilimi maaşlara ya hiç yansımıyor, ya cüzi bir artış yansıyor ya da çalışana eksi olarak yansıyor.
¼ olan bir öğretmenin %15 oranında verdiği gelir vergisi 296,4 TL %20 oranında verdiği gelir vergisi ise 407 TL yani gelir artışı farkı 110,6 TL'dir. Öğretmenin temmuzda alacağı zam farkı 94 TL öğretmenin ödeyeceği gelir vergisi farkı ile alacağı zaman farkını birbirinden çıkardığımızda öğretmenin maaşı Temmuz 2015'te 16,6 TL azalacaktır.
Öğretmenlerin diğer bir sıkıntısı hafta içine gelen dini bayramlar vb. tatillerde sevk, hasatlık ve raporlarda haftalık ek dersinin kesilmesi sorunuydu. Bu sorunda toplu sözleşmede öğretmen ve idarecilerin ders görevi yapılmış sayılacağı haller genel idari izinli olma şartına bağlandığı için çözülmedi.
Öğretmen ve idarecilerin 8. sınıflar ortak sınavları vb. sınavlarda okullarındaki hizmetlilerden bile daha düşük ücret almalarının önüne geçilemedi.
İkili öğretim yapan örgün eğitim kurumlarının yöneticilerine ilave ek ders ücreti olarak haftada 2 saat olacak şekilde komik bir artış yapıldı. Oysa günde sekiz saatten fazla çalışmaması gereken yöneticiler eğer ikili eğitim yapan bir ilkokul yöneticisiyse 12 saat ortaokul yöneticisi ise 14 saat çalışmak zorunda kalmaktadır. Bir ilkokul yöneticisi günde fazladan 4 saat olmak üzere 20 saat, ortaokul yöneticisi ise günde fazladan 6 saat olmak üzere 30 saat fazla mesai yapmaktadır. Bu durumun karşılığında da haftada fazladan sadece 2 saat ek ders almaktadır.
Lisansüstü öğrenim görmüş öğretmenlerin ek derslerine ilave ücret olarak % 5 ve % 15 gibi komik bir artış yapılırken lisansüstü öğrenim görmüş okul yöneticileri bu artıştan mahrum bırakıldılar.
İlkokul çalışanlarının sırtında kambur haline gelmiş ve kuruluş amacından sapmış olan İLKSAN(İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve İçtimai Yardım Sandığı) mevcudiyetini sürdürmeye devam ediyor. Kapatılması için gerekli altyapı çalışmaları yapılmadı.
Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında müdür ve müdür başyardımcılarının aylık karşılığı okutmak zorunda olduğu ders saati ile ilgili düzenleme de evlere şenlik. İfade toplu sözleşmede aynen şöyle "2 saatten az olmamak üzere 6 saate kadar" bu ifadeyi istediğin şekilde yorumla ve uygula.
Okul yöneticisi aylık karşılığı girmek zorunda olduğu dersten sonra girdiği dersler için ek ilave ücret alır. Diyelim ki bir okul yöneticisi ben kendime aylık ders karşılığı 2 saat ders belirledim; başkası ben kendime 4 saat, başkası 6 saat mi diyecek. Yoksa bu madde yöneticinin branşında bir sınıfa ait haftalık ders saati oranında mı olacak. Ya da okul yöneticisi girmek zorunda olduğu ders saatini 2 saat belirleyebilir; ama ek ders almak istiyorsa, fazladan beleş 4 saat dersi daha maaş karşılığı okutmak zorunda kurnazlığına mı sapılmış? Ayrıca maaş karşılığı ders okutmak zorunda olmayan sınıf öğretmeni yöneticilerin durumu ne olacak? Müdür yardımcıları neden bu düzenlemenin dışında tutulmuş bu sorular şimdilik belirsizliğe mahkûm.
Ayrıca yerine getirmiş olduğu nöbet görevinin karşılığını almayan tek meslek grubu olan öğretmenlerin artık nöbet tutmaması veya tuttuğu nöbet görevi karşılığı ücret alması konusu masaya bile gelmedi.
Yine öğretmenlerin serbest kıyafet ile işe gitme talebi de masaya gelmeyen mevzular arasında kaldı.
Sıraladığım maddelerin bazıları genel, çoğu da Eğitim Öğretim İş Kolunda çalışanlara yönelikti.
Sonuçta çalışanlar son iki toplu sözleşmeyi genel olarak zararda kapattı.
Çalışanların Sosyal ve Mali Haklarını masada savunmayan, onlar için mücadele etmeyen ve yangından mal kaçırırcasına apar topar toplu sözleşmeyi imzalayan Ahmet Gündoğdu ise kazançlı kapattı.
İktidar ise; gerek 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nu hükümetin geç çıkarmasına, hükümetin toplu sözleşme sürecinin kontrolünün kendisinde olacağı şekilde dizayn etmesine sessiz kalan ve özellikle yapılan son iki toplu sözleşmede hükümete sorun çıkarmayan, bilakis hükümetin elini güçlendiren ve işini kolaylaştıran Ahmet Gündoğdu'yu onurlandırarak seçilebileceği bir yerde milletvekili adayı yaptı.
Literatürdeki tabirle Sarı Sendikacılık iktidarların güdümünde hareket eden sendikalar için kullanılan bir tabirdir.
Ahmet Gündoğdu maalesef yöneticiliğini yaptığı sendikaları tam da bu ifadeyi hak eder bir pozisyona getirerek bıraktı.
Ardından da bu ifadeyi tescil edercesine gidip iktidardaki partinin milletvekili adayı oldu.
Aslında görünen köy kılavuz istemiyordu. Birçok sendika yöneticisi gibi o da zamanı geldiğinde kendini yakın hissettiği ve sendikacılık yaptığı süreçte hizmet ettiği siyasi akımın partisinden milletvekili adayı oldu.
Bence burada asıl suçlanması gereken kitle, iktidar ile yakınlığını bile bile bu sendikanın yetkili olmasını sağlayan ve bu sendikanın yöneticilerinin gidip, çalışan kesimin sosyal ve mali haklarını söke söke alacağını zanneden şaşkın memurlardır.
Ahmet Gündoğdu erdi muradına, biz çıkalım kerevetine...

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
URFA EĞİTİMİNİN ALTINA KONULMUŞ İKİ DİNAMİT
Kendinden Olmayanın Hakkını Korumak
KUR’AN’A GÖRE NE YAPMALI 11
SİZDE DEĞERSİZLEŞTİRDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?
ÖNCELİK HAYATIN, ÖNCELİK YAYANIN MI?
“ÖĞRETMEN SEVEN ŞEHİR” PROJESİ
FİRMALARA KARŞI KENDİNİZİ KORUMAYA ALIN
BİR OKUL YÖNETİCİSİ İLE İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETİCİSİ ARASINDA GEÇEN ACI DİYALOG
Yanlış Ve Popülist Politikalarının Mağduru ve Kurbanı Okul Yöneticileri Olmasın
ÖĞ-DER DERNEĞİNİ TEBRİK EDİYORUM
Okulların Sefaleti Artıyor
Yetkili Sendikadan Acziyet
Bir Toplumu Helak Eden Sebepler
Sahabe Maskeli Şeytan "Muaviye"
Türkiye'nin Acilen Abdullah Gül Liderliğinde Bir Partiye İhtiyacı Var
İnsan Yaşamını Değerli Kılma Adına
Mahremiyet Eğitimi
Ak Parti İçin En Güvenli Çıkış Abdullah Gül Seçeneğidir
Ak Parti ve HDP İçin Tek Çıkış Birlikte Koalisyon Yapmak
Bu Hezimeti İlmek, İlmek Dokudunuz
Seçim Sonrası Tüm Senaryolar Kaosa Çıkıyor
İmtihanı Kazanmak Her Aşamada Doğru Davranmayı gerektirir
MEB Müsteşarı Yusuf Tekin'e Soramadığım Sorular
Yusuf Eğilmez'in Özgür Eğitim Sen'i Ziyareti
Ak Parti İçin Deniz Bitti mi?
HALK OTOBÜSLERİNE ÇEKİ DÜZEN VERİLMELİ
Şehir İçi Yolcu Taşıyan Otobüslere Biri Çeki Düzen Vermeli
Yazarına Sahip Çıkan Gazete İyi ki Varsın
Ak Parti'yi Bekleyen Tehlike "Lidere Feda Edilen Davalar Arasına Girmek"
Hasan Karakaya'nın Harran üniversitesi Rektörlük Seçimlerine Kirli Müdahalesi
Urfa Milli Eğitim Bu Güzel Fırsatı Heba Etmemeli
DOSTLARINIZI SINAYIN
Zıtlıklar İçinde Şekillenmiş Bu kadar zıtlığı kim şahsında barındırır?
İfk Hadisesi Üzerinden Müslümanların Terbiye Edilmesi
Büyükşehir Bir Beden Büyük mü Geldi?
Büyükşehir Deli Dumrul'luğa Soyunmuş
Eskinin gölgesinde 'Yeni Türkiye' kurulamaz
"Hürr" leşmek
Şiddet Dilini Bir An Önce Terk Etmeliyiz
Doğu Batı Kardeşlik Platformu Yerinde Sayıyor
Şanlıurfa Kent Konseyi Nadasa mı Bırakıldı
Şanlıurfa Kent Konseyi Sabri Dişli Beyin Çiftliği mi?
ŞANLIURFA'DA ÜRKÜTEN TABLOLAR
GÜNEYDOĞU HALKI ELEKTRİK FATURALARINI YATIRMIYOR MU?
Sosyal Medya Ve Çocuk Panelinden İzlenimler
İhmal, Tedbirsizlik ve Rüşvet Sarmalında İnsan Hayatının Değersizleştirilmesi
“Birlikte Yöneteceğiz” Lafta Kalmasın
Başbakan Tuzağa Düşmemeli
Yanlış Çığlık Kurbanı Olmayın
Cennete Girmenin anahtarı "Merhamet"
Erdoğan Tarihi Fırsatı Kaçırmamalı ( 2 )
Erdoğan Tarihi Fırsatı Kaçırmamalı ( 1 )
Her Şey Allah içinden, Her şey Türkiye İçine Evrilmek
Sizin Deniz Feneriniz Kim?
Bu Kafa ile mi Başbakana Başdanışmanlık Yapıyor?
Bugünün İmtiyazlıları Geleceğin Mağdurlarıdır
“Fethullah Gülen Hareketi“ Hakkında Düşüncelerim
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
En Çok Okunanlar
En Son Eklenenler
Alıntı Yazarlar
Anketler
Şanlıurfa Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları başarılı mı?
Anketler
İstanbul Seçimini Kim Kazanır ?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Trabzonspor
53
0
3
8
15
26
2
Başakşehir FK
53
0
3
8
15
26
3
Galatasaray
50
0
4
8
14
26
4
Sivasspor
49
0
5
7
14
26
5
Beşiktaş
44
0
8
5
13
26
6
Alanyaspor
43
0
7
7
12
26
7
Fenerbahçe
40
0
8
7
11
26
8
Göztepe
37
0
9
7
10
26
9
Gaziantep FK
32
0
10
8
8
26
10
Denizlispor
31
0
11
7
8
26
11
Antalyaspor
30
0
10
9
7
26
12
Gençlerbirliği
28
0
12
7
7
26
13
Kasımpaşa
26
0
14
5
7
26
14
Konyaspor
26
0
10
11
5
26
15
Yeni Malatyaspor
25
0
13
7
6
26
16
Çaykur Rizespor
25
0
15
4
7
26
17
MKE Ankaragücü
23
0
13
8
5
26
18
Kayserispor
22
0
14
7
5
26
Özlü Sözler
Dert çekme boşuna hep gül de yaşa. Zulüm yolunda hakkı bul da yaşa. Sonu yokluk imiş madem bu dünyamızın, yok bil kendini özgür ol da yaşa…


Konfüçyus
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


20150130_077524.jpg
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı