Yazı Detayı
10 Temmuz 2015 - Cuma 01:23
 
BU YAZIYI OKUMAYIN!
Prof. Dr.Musa Kazım YILMAZ
musakazimyilmaz@gmail.com
 
 

Ebubekir el-Asamm (ö.148/765); Medine fakihlerinden olup İmam Malik'in Hocasıdır. Hürmüz adında İranlı bir kölenin oğludur. İmam Malik tam 13 yıl boyunca Ebû Bekir el-Asamm'dan ders almıştır. Lakabı olarak zikredilen el-Asamm kelimesi "Sağır" manasındadır. Ancak gelin görün ki, Ebûbekir el-Asamm hazretleri sağır değildir. Peki, ne oldu da bu değerli alime "el-Asamm" (sağır) lakabı verilmiştir? Ahlak, edeb, haya ve iman dolu bir öyküsü vardır; şöyle ki:
Ebû Bekir el-Asamm hazretleri için sıradan bir gündü. O her zaman Medine mescidinde oturur, etrafında halkalanmış erkek talebelerine ders verirdi. Ondan ders almak isteyen hanımlar ise, evine gelir ve onun Mecid-i Nebevi'den dönmesini beklerlerdi. Bir gün Mescid-i Nebevi'deki yoğun mesaisini bitirip, dinlenmek üzere evine doğru gitmeye başladı. Ama Ebû Bekir el-Asamm'ın mesaisi Mescid-i Nebevi'de bitmemişti. Evine vardığında, orada kendisine soru sormak üzere bekleşen kadınların olduğunu görürdü.
Hoca efendiye soru sormak üzere evinde bekleyen ondan fazla kadın vardı. Hoca onları sırayla ders odasına alıyordu. Kadınlardan bazılarının mahrem soruları olduğu için her kadının yanına Ebû Bekir el-Asamm'ın hanımının eşlik etmesi de adettendi. En sona kalan kadın oldukça yaşlıydı ve mahrem bir sorusu vardı. Yine Ebû Bekir el-Asamm'ın eşiyle birlikte huzura girip sorusunu sormaya başladı. Soru sorarken, yaşlı kadın yorgunluktan ve takatsizlikten sesli bir şekilde yellenmeye başladı. Fakat mahcubiyetinden birden bire mum gibi sarardı.
Yellenme essi hem Hoca hem de Hocanın eşi tarafından işitilecek kadar yüksekti. Yaşlı kadın soracağı sorunun telaşını unuttu ve içinden, "Eyvah! Hoca bu sesi duydu. El-âleme rezil olacağım. Ben ne yaparım şimdi?" diyerek utancından ne yapacağını şaşırdı. Bir ara kalkıp huzurdan ayrılmak istedi. Ancak bu bir çözüm değildi. Tedirgin bir şekilde tekrar oturdu.
İşin farkında olan ve durumun nazik olduğunu kavrayan Hoca Efendi, kadının mahcup olmaması için sağırlık numarası yapmaya başladı. Hanımına yönelerek duymamış gibi ve yüksek sesle, "Hanım! Misafirine söyle de, benim kulağım oldukça ağırlaşmıştır; duymuyorum. Biraz yüksek sesle konuşsun!" dedi. Bu sözü duyan yaşlı kadın, Hoca'nın işitmemiş olduğunu düşünerek rahatladı ve sorusunu yüksek sesle sormaya başladı. Hoca bu kez yaşlı kadına yönelerek, "Abla, lütfen biraz yüksek sesle konuşur musun? Kulağım azıcık ağır duyuyor da…" dedi. Yaşlı kadın Hoca'nın bu talebinden dolayı daha da rahatlamış ve yüksek sesle konuşmaya başlamıştı.
Hoca Efendi de, kadının sorduğu soruya bir sağır edasıyla cevap verdi. Yaşlı kadın hem sorunun cevabını aldığı için, daha çok da, "Çok şükür! İyi ki Hoca Efendi sağırmış ve çıkan sesi duymamış!" şeklinde düşünerek oldukça memnun bir şekilde ayrıldı.
Yaşlı kadın ayrıldıktan sonra hoca Efendi, sırf yaşlı kadın mahcup olmasın diye hanımına şöyle dedi: "Bak Hanım! Bu kadıncağız, yaşlılıktan ve yorgunluktan dolayı burada yellendi. Ben, duymuş olduğumu anlamasın diye, gördüğün gibi sağırlık numarası yaptım. Eğer sana soranlar olursa benim kulağımın ağırlaşmış olduğunu ve sağırlaştığımı herkese söyle. Ben de yarından itibaren artık kulağımın ağırlaştığını, sağırlaştığımı ve tüm talebelerimin yüksek sesle konuşmaları gerektiğini onlara söyleyeceğim. O kadın vefat edinceye kadar herkes benim sağır olduğumu bilsin. Yeter ki, o kadın mahcup olmasın."
O sıralarda elli yaşlarında olan Ebû Bekir, kadın vefat edinceye kadar sağırlık numarası yaptı. Halk da, "Kulağı işitmiyor" diye kendisine "el-Asamm" (sağır) lakabını taktı. Kadın on beş yıl sonra vefat edince Ebû Bekir, "Allah'ın lutfuyla kulağım iyileşti" diyerek sağırlık numarası yapmayı bıraktı. Ama çoktan herkes ona "Ebû Bekir el-Asamm" demeye başlamıştı bile…
İslam âlimlerindeki bu yüksek ahlakı nasıl izah edebiliriz? "Sır saklama adabı" dersek, hiç kimse bu denli bir fedakârlık yaparak sır saklamaya çalışmak mecburiyetinde değildir… "Diğergamlık ve başkasını kendi nefsine tercih etmek" dersek, hiç kimse bunca yıl eziyet çekerek diğergam olmak zorunda değildir. Biz ancak buna "Muhammed ahlakı" (s) diyebiliriz… Çünkü Allah ona, "Kuşkusuz ki, sen yüce bir ahlak üzere yaratılmışsın" demiştir.

 
Etiketler:
Yorumlar
Diğer Yazılar
KURAN KURSLARINI KAPATMADIĞI İÇİN GÖREVDEN ALINAN VALİ
HALİFE MANSUR VE NUHADDİS EZHER ES-SEMMÂN
TÜRKİYE-ABD DOSTLUĞU VE ERDOĞAN
TERÖRÜ BİTİRMEK
ERDOĞAN’IN 15 TEMMUZDAN SONRA HALKI MEYDANLARDA TUTMASININ HİKMETİ
AK PARTİ, YENİ DÖNEMDE NE YAMALI?
ESED’İN EMRİYLE HAMA KATLİAMINA KATILAN BİR SUBAYIN İTİRAFLARI
SAYIN CUMHURBAŞKANI NE YAPMALI?
4+4+4’E YAPILAN BİR İTİRAZIN ÖYKÜSÜ
SON DARBE GİRİŞİMİYLE SAF DEĞİŞTİREN POLİTİKACILAR
BELLİ Kİ PEYGAMBER’İ TANIMIYORLAR
NUR TALEBELERİ YÜKSEK SESLE “EVET” DEDİLER
DÜNYANIN FANİLİĞİ
TÜRKİYE PRANGALARINDAN KURTULACAK
MÜSLÜMAN’IN VE ÜMMETİN GÜVENLİĞİ (2)
MÜSLÜMAN’IN VE ÜMMETİN GÜVENLİĞİ (1)
REFERANDUMDA TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YANINDA YER ALMAK
MÜBAŞİR İSMAİL'İN ZEKÂSI
TRAMP NE YAPMAK İSTİYOR?
VALİ TARAFINDAN İMAMA VERİLEN ÖDÜL
İKTİDARIN 15 YILDA YIPRANMAMASI VEYA MUHALALEFETİN YERİNDE SAYMASI
ÜMMETİN VE FERDİN GÜVENLİĞİ
TÜRKİYE’DE HÜKÜMET OLMAK VE MÜHALİF OLMAK
BATI TÜRKİYEDEKİ TERÖRÜ NEDEN DESTEKLİYOR?
BİR SORU BİR CEVAP
RUS BÜYÜKELÇİSİNE YAPILAN SU-i KAST’IN ARKA PLANI
YANAN KUR'AN KURSU ÜZERİNDEN CEMAATLERE YAPILAN SALDIRILAR
ZÜHD VE TAKVA
BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-İ NUR HAAKINDA YAZILAN MESNETSİZ VE GAYRİ İLMİ RAPOR (2)
BEDİÜZZAMAN VE RİSALE-i NUR HAKKINDA DİYANETE RAPOR YAZAN İLAHİYATÇILARA CEVAP
BU AYETTE BİZİM İÇİN ÇOK SIRLAR VE HİKMETLER VARDIR
AMERİKALALILAR TÜRKİYE’DEN KORKTULAR
Vekâlet Savaşları ve Türkiye
PROf. DR. SUAT YILDIRIM'IN MART 2016'da GÖNDREDİĞİ MAİL VE BENİM ONA GÖNDERDİĞİM CEVAP
DÜNYA VE AHİRETİNİ FEDA EDEREK BAŞKASININ İMANINI KURTARMAYA KOŞAN ADAM
İLAHİYAT HOCALARI VE NURCULUK HAREKETİ
BEDİÜAAZAMAN'I GÜLEN VEYA İSLAMOĞLU İLE MÜKAYESE ETMEK…
FETÖ'NÜN DEVLETİ TESLİM ALMASI TIPKI MOĞULLLARIN ANADOLUYU İSTİLASINDA YAŞANAN REZALETLERİ ANDIRIYOR
HAYRETTİN KAAMAN HOCAM'IN FETÖ LİDREİ HAKKINDA ÖNEMLİ BİR TESPİTTİ
İHSAN SÜREYYÂ HOCAMIN HATIRLATTIKLARI
ALLAH İMHAL EDER AMA İHMAL ETMEZ
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ KİMİN İŞİNE YARADI?
1.VE 2. DARBE GİRİŞİMİYLE YAPILMAK İSTENENLER
CEMAAT VE GİZLİ TEŞKİLAT
TAKVA SAHİPLERİ VE ŞEYTAN
MUCİZVÎ YARATMA SANATI VE BAZI HOCALAR
GEZİ OLAYLARI VE KATİL MEDYA
HIYANETİN CEZASI MI?
ÖRNEK MÜSLÜMAN
AHMED HOCA VE HAAKU'L-YAKÎN
HARUN REŞİD’İN SON ANLARI
KADIN DEYİP GEÇMEYİN
OYUNCAKÇI
KENDİMİZİ KANDIRMAYALIM, ESKİ TÜRKİYE YOK
RESÛLÜLLAH'IN (S) MECLİSİ
Risale-i Nurların Yeni Harflerle Basımı
SAİD ÖZDEMİR VE RİSALE-İ NURLARIN SADELEŞTİRİLMESİ
IRKÇILIK BELASI
SAİD ÖZDEMİR AĞABEY'DE HAKİKAT ARAYIŞI
MEHMET KIRKINCI HOCA EFENDİ
YİĞİT BİR ALİM SAÎD B. MÜSEYYEB
RESÛLÜLLAH'IN (S.A.V) ŞEMÂİLİNDEN…
RIZIK İKİDİR
DAVAMIZA NE KADAR BAĞLIYIZ?
YENİ BİR ÇÖZÜM SÜRECİ BAŞLAYABİLİR Mİ?
HER ŞEYDE MUTLAKA BİR HAYIR VARDIR
Haccâc-ı Zâlim ve Enes b. Mâlik el-Ensârî (r)
Doğru ve Yanlış Kültürler
TÜRKİYE-RUSYA KRİZİ BİZE NELER ÖĞRETTİ?
HALİD B. VELİD'İN MÜSLÜMAN OLUŞU
Namaz kılmamanın ya da Namazı terk etmenin hükmü
MUTE GAZVESİNDE RESûLULLAH'IN (S) TALİMATLARI
ALIŞ-VERİŞ AHLAKI
RAMAZAN ORUCUNUN ÖNEMİ
FİTREYİ BUĞDAYDAN VEREBİLİRLER Mİ?
MAKAMLAR VE İHLÂS
KÜRT MEDRESELERİNE GENEL BIR BAKIŞ
Kürtlerde Dini Ve Miilî Gelenekler (2)
RİSALE-İ NUR'UN TELİF MERKEZİ BARLA
KÜRTLERDE DİNİ HAYAT
SÜHREVEDÎ EL-MAKTÛL (Salahaddin Döneminde Yaşanan Acı Olay)
NE ÇABUK YEDİNCİ YAŞIMIZA GİRDİK!
ARAPLARIN CÖMERTLİĞİ
BAŞKASININ İMANINI KURTARMAYA KOŞAN ADAM (I) (1873-23 Mart, 1960)
ALİ B. EBÛ TÂLİB'İN, VALİLERİNE GÖNDREDİĞİ MEKTUPLAR
İhlâs ve Niyet İlişkisi
ARAR REJİM ELEMANLARI YARIŞ İÇİNDELER
GEZİNİN MENHÛS RUHUYLA İRTİBATLANDIRILAN ÖZGECAN CİNAYETİ
İBLİSLE GÜREŞEREK İHLÂSI KAZANMAK VEYA KAYBETMEK
GÖRÜLMEYEN PEYGAMBER RÜYASI
ALGI OPERASYONLARINA DEVAM EDİLİYOR
Hz. Peygamber'e (s.a.v) Hakaret
PARİS KATLİAMI VE HİLÂFET
YÜCE DİVAN'IN ARKASINDA NE VAR?
HZ. PEYGAMBER'İN (S) AMCASININ SMİMİYETİ
ABDÜLKADİR BADILLI AĞABEY
17 ARALIK UNUTULMAMALI
ERGENEKON'UN MASUM SANIKLARI
KÜRTLER'İN İSLÂM'A BAĞLILIKLARI
NANKÖR İNSANLAR VE DUA EDEN MÜMİNLER
İSLAM LİMLERİ ŞANLIURFA'DAYDI
BATI'NIN KALLEŞ MEDYASI
ÜMMETİN ALLAMESİ ABDULLAH B. ABBÂS'IN İBRETLİ HAYATI
İSLAM'IN SİYASETİ VE HİCRET
İHLÂSLI İNSANLAR VE İBLİS
KÜRTLER KAZANIMLARINI KAYBETMEK İSTEMİYORLAR
TEHDİTLE VE ŞANTAJLA BARIŞ OLMAZ
BİZİ BİRLEŞTİREN AHİLİKTİR
HEM CAMİDEN OLMAK HEM KİLİSEDEN…
HAYAL KIRIKLIĞI YŞANAN BİR KURULTAY
ŞU HALE BAKIN!
İBRET DOLU İKİ TARİHÎ BELGE
HÜSRAN !
ASLINDA MUHALEFET LİDERLERİ ÇOK AKILLILAR!
ARA REJİM ADAYI
Hz. Ali'nin (r.a)'nin Hz. Ebû Bekir ve Ömer (r.a) Hakkındaki Senâkârâne Sözleri
ÜÇ AYLAR BAŞLAYALI, SİYASET YAZMAYAYIM DİYORDUM AMA…
FİTNE VE SAVAŞ
FELAKET VE SİYASET
ANNELER GÜNÜ VE EVLATLARIN ANNE- BABA ÜZERİNDEKİ HAKLARI
Helal ve Haram Rızık
CHP, CEMAAT, AKREP VE KAPLUMBAĞA
RİSALE-İ NURLAR YASAKLANIYOR MU?
TÜRKİYE DEĞİŞİYOR MU?
URFA'DA 1.CELALETTİN GÜVENÇ DÖNEMİ
İNSAN ÇEYREK ASIRLIK HOCASINA BU KADAR TERS DÜŞER Mİ?
DUYDUĞUMDA KULAKLARIMA İNANAMADIM
MUHALEFET NE YAPIYOR?
AK ADAM ŞANLIURFA'DA
DEHŞETE KAPILDIM
BİR MASUM ZARAR GÖRECEKSE BİR CANİ BİLE ÖLDÜRÜLMEZ
HZ. HASAN'IN, BABASI HZ. ALİ'YE SİTEMLERİ
MÜSLÜMANLAR BİRBİRİLERİYLE BOĞUŞURKEN FIRSATÇI İSRAİL BOŞ DURMUYOR
HZ. HSAN'IN (R.A) MERHAMETİ
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Dünya Kupasını kim kazanır
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
İlim irfan mürşittir karanlıkları boğar. İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar…


Hacı Bektaşı Veli
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı