Yazı Detayı
18 Kasım 2015 - Çarşamba 18:31
 
DÜNDEN BU GÜNE EĞİTİM
Mehmet ERCAN
mehmetercan63@hotmail.com
 
 

Siz hiç yatılı okudunuz mu? Ben okudum hem de ilkokulu bitirir bitirmez. Bizim bu gün güvenip de çarşıya bile gönderemediğimiz çocuklarımızın yaşındayken ailemiz köydeortaokul olmadığı için bizi ilçedeki yatılı bölge okuluna göndermişti.
Yatılı Bölge Okulu hayatı erken yaşta öğrenmenin gerçek okulu olmalı. O yaşta erkenden uyanır, yola koyulur, köy postasının gelmesini beklerdik gün doğmadan ilçeye, okula yetişmeye çalışırdık. İlçeden okula da yaklaşık iki kilometre yürürdük okula varınca ailemizden beş günlük bir ayrılığın başlangıcı olurdu.Bu defa Cuma gününe kadar önce günleri sayar, ardından saatleri, Cuma günü ise belki de dakikaları.
Hayat bekleyiş ve umutlarla doluydu bizim öğrenciliğimizde, defterin kitabın kıymeti vardı. Yatılı okuduğumuzdan kitaplarımızı devlet verirdi ancak yatılı okumayanlar kitapları satın alırdı. Belki de kitaplar satın alındığından daha bir kıymetliydi. Durumu iyi olmayan öğrencilerkitaplarını ucuza mal etmek için önceden kullanılmış, bir üst sınıftaki öğrencilerden alırdı. Kendi kitaplarını da alt sınıftakilere satardı. Israf vardı, idareli kullanma vardı. Bu gün ise devletin dağıttığı kitapları ertesi gün ya sıraların altında unutulmuş, ya da çöplerden görüyoruz.
Bizim hiç okul servisimiz olmadı. "Babalarımız yürüsene gençsin" derdi. Biz de yürümekten de çalışmaktan da aciz değildik zaten. Test kitapları öyle karalanmazdı bizim öğrenciliğimizde, bazıları kızabilir belkide,"Nihayetinde bir test kitabı" diyebilir fakat biz kendimizden sonrakileri düşünürdük. O yüzden yanımızda bir karalama kâğıdı olurduve onun üstüne sorularımızı çözer; cevaplarımız yazar ardından da cevap anahtarıyla karşılaştırırdık. Belki de o günlerden kalan bir alışkanlıktır ben hala test kitaplarını karalamam, soru çözerken yanımda bir karalama kâğıdı mutlaka bulundururum.
Bizim öğrenciliğimizde kütüphaneye gidilirdi. Yatılı okulun kütüphanesinde, eve izin çıkmadığı hafta sonları oturur harıl harıl kitap okurduk. Bizden sonra gelen nesle ne olduysa kitap okumayı sevdiremedik. Geçenlerde bir öğrencim bana, "Hocam, ben kitap okumayı sevmiyorum, onun yerine soru çözsem olmaz mı" diye soruyor?
Zamanın getirdiğinden midir yoksa bizden midir bilemiyorum ama bir soru çözme furyası almış başını gidiyor.
Yarış atına benzettiğimiz çocuklarımızın dünyası adeta soru çözmekten ibaret olmuş.
"Dünden Bu güne Eğitim" başlığıyla başladığım yazımda elbette eğitimde bu gün güzel şeyler de oldu fakat bu yazının yazanı olarak ya geçmişe duyduğum özlemden, ya da bugün gelinen noktada bir öğretmen ve veli olarak açıkçası kendimi pek de mutlu hissetmiyorum.
Bence eğitimi bir yarış olmaktan çıkarıp, öğrendiğini hayata uygulayabilen, öğrendiğini benimseyip yaşayan bir nesil yetiştirsek daha sağlıklı olur. Eğitim elbette geniş bir tema bunun nedenlerini ve çözüm noktalarını yeni bir yazıda biraz da nostalji kataraktan yeniden yaşamaya ne dersiniz.
Sevgi, saygı ve esenlikler diliyorum.

 
Etiketler:
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Şanlıurfa Büyükşehir ve ilçe belediye başkanları başarılı mı?
Puan Durumu
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
Özlü Sözler
İyiliğe karşı kötülük hayvanlıktır…


Hacı Bektaşı Veli
Bir Hadis
İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez.


Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı