Çanakale Gelibolu savaşı birinci dünya savaşının devamıdır. Niye Gelibolu dedik, cünkü savaş Çanakalele'nin karşı kıyısı yani Avrupa kesiminde yer alan Gelibolu yarım adasında başlamıştır. Çanakale savaşı konusuna geçmeden önce, bu savaşın sonucu olan birinci dünya savaşından biraz söz edelim.
Birinci dünya savaşı, milli, milliyetçi bir savaş değildir. Bir paylaşım savaşıdır.18- 19. Yüzyıllarda Avrupa'da sanayi devrimi olmuştur.Teknikte, bilimde çağa göre dev adımlar atılmıştır. Tüm dünyada makineler, yeni modern silahlara sahip olan yalnız Avrupa devletleri, biraz Rusya, sonra bunlara katılan Amerika olmuştur. Osmanlı deveti sanayiden yoksun, çöküş dönemine girmişti.
Çin yeterli teknolojiye sahip değildir. Kocaman Hindistan bile Ingiltere'nin bir sömürgesiydi. Geriye şimdiki gibi irili ufaklı 205 devlet yoktu. Asya ve Afrika batılı ülkelerin sömürgeleriydi. Portekiz'in bile sömürgeleri vardı.
Avrupa devletleri. Dünyaya hakim bir duruma gelmişler. Birinci dünya savaşının asıl nedeni üstte dedigimiz gibi bir paylaşım savaşıdır. Bilimsel sosyalizmin kurucusu Marks ve sovyet sosyalist devrimini yapan Lenin'in belirtikleri gibi kapitalizm'in yüksek bir aşaması olan emperyalizm sürecine geçilmistir.
Dünya pazarlarına hakim olmak için Avrupa devletleri iki blok oluşturdular. İttilaf devletleri.İngiltere, Fransa, Avusturya, Macaristan, sonra bunlara, Italya, Portekiz, Yunanistan, ve Amerika katılmışlardır.
İttifak devletleri. Almanya Rusya, Sirbistan, Osmanlı devleti, Bulgaristan.
Birinci dünya savaşının çıkış nedeni olarak Avusturya, Macaristan prensi ve karısının Saraybosna'da bir Sırp milliyetçi tarafından öldürüldüğü söylense de gerçek böyle değildir. İki bloka ayrılan güçler dünyaya hakim olmak, yeni sömürgeler ve sanayi için gerekli ham maddeleri bulmak ve satmak için bir bahane bulup savaşı zaten başlatacaklardı. Asıl neden emperyalist emellerdi. Bence bunu böyle okumak lazım.
ittifak devletlerin lideri Alman imparatorluğudur. Osmalı devleti ise artan Rus tehdidi nedeniyle Almanya ile ittifak yapmak zorunda kaldı. Zira Rusya İstanbul boğazının kontrolunu eline almak istiyordu. Elbette bunu Osmanlı deveti kabul etmiyordu.
Osmanlı devleti savaşa hemen acele girmek istemiyordu, Zira, Balkanlarda, Arabistan'da kaybettiği güçlerini tedarik etmek istiyordu. Almanya bir oldu bitti yaparak İstanbul'a gelen iki savaş gemisi Rusyanın Karadeniz kıyısında bulunan iki şehrini bombaladı, ve böylece
birinci dünya savaşının doğu cephesi açıldı.
Ittilaf devletleri önce İstanbul'a girmek istediler ama bunu başaramadılar. Çanakale, Gelibolu yarımadasının dar bölümlerinden anadolu topraklarını işgal etmek niyetiyle, İngiltere, Fransa Anzak askerleri diye anılan Avusturalya, Hindistan, Afrika İngiltere sömürgelerin'den oluşan yüzbinlerce asker 19 Şubat 1915 te çanakale boğazına saldırdılar. Ancak çok geçmeden 18 Mart 1915 te savaşı kaybettiler. Bunda müslüman ordusunun cansiparene direnmeleri etkili olmuştur. Kara savaşı ise 25 Nisan 1915 te başlamış, 9 Ocak 1916 da Osmanlı devleti dolaysıyla ittifak devletlerin zaferiyle sonuçlanmıştır. Çanakale savaşının kazanılmasında her ne kadar yurt millet iman sevgisi varsa da savunma durumunda olmaları önemli bir avantajdır. Şimdiye kadar belki çoğu kimsenin bilmediği, Çanakale savaşı yalnız bir kara savaşı değildir. Asıl zaferi belirleyen de deniz savaşı olmuştur. Osmanlı devleti askerleri büyük bir direniş göstermişler. Çanakale'ye geçit vermemişler. Dünya savaş tarihine geçecek büyük bir kahramanlık örneği göstermişlerdir.
Böylesi bir haleti ruhiye top yekün bir iman, millet ve vatan sevgisidir. Çünkü kocaman Osmanlı imparatorluğu dağılmış, Balkanlar ve Arabistan bölgesi kaybedilmiş
Sıra aziz vatana gelmişti. Bundan dolayı Osmanlı devleti müslüman askerleri olağanüstü bir çaba gayret göstermişler, ölüme seve seve gitmişler. Düşman güçlerini püskürtmüşler, geri çeklmelerine neden olmuşlardır. Bu büyük savaşta iki taraftan yüzbinlerce asker ölmüştür.
Burada önemli bir konuyu belirtmek gerekir.
Resmi Kemalist ideoloji tarihine göre bu savaşı sanki Mustafa Kemal Atatürk önderligi kazanmıştır denilmektedir.
Oysa gerçek böyle değildir. Mustafa Kemal Çanakale savaşında üç cephede yer almıştı. Bunlar, Anfartalar, Arıburnu, Conk bayırıdır. Cephede yarbay rütbesinde bulunuyordu. Zaten kendisi savaş daha bitmeden Aralık ayı 1915'te her nedense İstanbul'a gitmiştir. Resmi tarih maalesef gerçek tarihi bilgileri böylesi önemli konuları belirtmiyor, yazmiyorlar.
Savaşın kaderini belirleyecek bir komuta düzeyinde değildir. Çanakale savaşının Türk komutanı Cevat Paşadır. Bu paşanın ailesi Malatya'dan İstanbul'a geldiği için adı Kürt cevat diye de söylenir. Çanakale savaşında ayrıca müttefik olunduğu için Osmanlı subayları ve askerleri dışında komuta düzeyinde Alman ve Fransız subayları ile birlikte bir miktar müttefik devletlere mensup askerler de bulunmuşlardır. Mustafa Kemal'e atfedilen Anafartalar, Arıburnu, Conkbayirı zaferlerinin komutanı Esat paşadır. Tarafsiz, objektif tarihçiler, asıl Esat paşanın komutanlığını övmüşlerdir. Resmi tarih bunları yazmaz. Müttefik devletlerin başkomutanı Alman general Liman von Saders'tir.
Kemalist ideoloji Çanakkale savaşını Mustafa Kemal ve yalnız Türklere mal ediyorlar. Halbuku Çanakale savaşını Osmanlı devleti müslüman milletleri, Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Gürcü, diger müslümanlar birlikte kazanmışlardır.
Herkesin görüşü fikri kendisine, biraz da tarihi farklı bir şekilde okumak, düşünmek gerekir kanısındayım. Amaç yeni kuşakların gerçek bilgileri edinmek için alternatif, eleştirel düşünme, sorgulma yapmaları, son tahlilde gerçekleri kabul ederek kendilerine, vicdanlarına göre özgür bir tercihte bulunmaları gerekir.
Anasayfa
Yazarlar
NECDET ŞANSAL
Yazı Detayı
Bu yazı 320 kez okundu.
18 MART 1915 ÇANAKALE ZAFERI
Çanakale Gelibolu savaşı birinci dünya savaşının devamıdır. Niye Gelibolu dedik, cünkü savaş Çanakalele'nin karşı kıyısı yani Avrupa kesiminde yer alan Gelibolu yarım adasında başlamıştır. Çanakale savaşı konusuna geçmeden önce, bu savaşın sonucu olan birinci dünya savaşından biraz söz edelim.
Birinci dünya savaşı, milli, milliyetçi bir savaş değildir. Bir paylaşım savaşıdır.18- 19. Yüzyıllarda Avrupa'da sanayi devrimi olmuştur.Teknikte, bilimde çağa göre dev adımlar atılmıştır. Tüm dünyada makineler, yeni modern silahlara sahip olan yalnız Avrupa devletleri, biraz Rusya, sonra bunlara katılan Amerika olmuştur. Osmanlı deveti sanayiden yoksun, çöküş dönemine girmişti.
Çin yeterli teknolojiye sahip değildir. Kocaman Hindistan bile Ingiltere'nin bir sömürgesiydi. Geriye şimdiki gibi irili ufaklı 205 devlet yoktu. Asya ve Afrika batılı ülkelerin sömürgeleriydi. Portekiz'in bile sömürgeleri vardı.
Avrupa devletleri. Dünyaya hakim bir duruma gelmişler. Birinci dünya savaşının asıl nedeni üstte dedigimiz gibi bir paylaşım savaşıdır. Bilimsel sosyalizmin kurucusu Marks ve sovyet sosyalist devrimini yapan Lenin'in belirtikleri gibi kapitalizm'in yüksek bir aşaması olan emperyalizm sürecine geçilmistir.
Dünya pazarlarına hakim olmak için Avrupa devletleri iki blok oluşturdular. İttilaf devletleri.İngiltere, Fransa, Avusturya, Macaristan, sonra bunlara, Italya, Portekiz, Yunanistan, ve Amerika katılmışlardır.
İttifak devletleri. Almanya Rusya, Sirbistan, Osmanlı devleti, Bulgaristan.
Birinci dünya savaşının çıkış nedeni olarak Avusturya, Macaristan prensi ve karısının Saraybosna'da bir Sırp milliyetçi tarafından öldürüldüğü söylense de gerçek böyle değildir. İki bloka ayrılan güçler dünyaya hakim olmak, yeni sömürgeler ve sanayi için gerekli ham maddeleri bulmak ve satmak için bir bahane bulup savaşı zaten başlatacaklardı. Asıl neden emperyalist emellerdi. Bence bunu böyle okumak lazım.
ittifak devletlerin lideri Alman imparatorluğudur. Osmalı devleti ise artan Rus tehdidi nedeniyle Almanya ile ittifak yapmak zorunda kaldı. Zira Rusya İstanbul boğazının kontrolunu eline almak istiyordu. Elbette bunu Osmanlı deveti kabul etmiyordu.
Osmanlı devleti savaşa hemen acele girmek istemiyordu, Zira, Balkanlarda, Arabistan'da kaybettiği güçlerini tedarik etmek istiyordu. Almanya bir oldu bitti yaparak İstanbul'a gelen iki savaş gemisi Rusyanın Karadeniz kıyısında bulunan iki şehrini bombaladı, ve böylece
birinci dünya savaşının doğu cephesi açıldı.
Ittilaf devletleri önce İstanbul'a girmek istediler ama bunu başaramadılar. Çanakale, Gelibolu yarımadasının dar bölümlerinden anadolu topraklarını işgal etmek niyetiyle, İngiltere, Fransa Anzak askerleri diye anılan Avusturalya, Hindistan, Afrika İngiltere sömürgelerin'den oluşan yüzbinlerce asker 19 Şubat 1915 te çanakale boğazına saldırdılar. Ancak çok geçmeden 18 Mart 1915 te savaşı kaybettiler. Bunda müslüman ordusunun cansiparene direnmeleri etkili olmuştur. Kara savaşı ise 25 Nisan 1915 te başlamış, 9 Ocak 1916 da Osmanlı devleti dolaysıyla ittifak devletlerin zaferiyle sonuçlanmıştır. Çanakale savaşının kazanılmasında her ne kadar yurt millet iman sevgisi varsa da savunma durumunda olmaları önemli bir avantajdır. Şimdiye kadar belki çoğu kimsenin bilmediği, Çanakale savaşı yalnız bir kara savaşı değildir. Asıl zaferi belirleyen de deniz savaşı olmuştur. Osmanlı devleti askerleri büyük bir direniş göstermişler. Çanakale'ye geçit vermemişler. Dünya savaş tarihine geçecek büyük bir kahramanlık örneği göstermişlerdir.
Böylesi bir haleti ruhiye top yekün bir iman, millet ve vatan sevgisidir. Çünkü kocaman Osmanlı imparatorluğu dağılmış, Balkanlar ve Arabistan bölgesi kaybedilmiş
Sıra aziz vatana gelmişti. Bundan dolayı Osmanlı devleti müslüman askerleri olağanüstü bir çaba gayret göstermişler, ölüme seve seve gitmişler. Düşman güçlerini püskürtmüşler, geri çeklmelerine neden olmuşlardır. Bu büyük savaşta iki taraftan yüzbinlerce asker ölmüştür.
Burada önemli bir konuyu belirtmek gerekir.
Resmi Kemalist ideoloji tarihine göre bu savaşı sanki Mustafa Kemal Atatürk önderligi kazanmıştır denilmektedir.
Oysa gerçek böyle değildir. Mustafa Kemal Çanakale savaşında üç cephede yer almıştı. Bunlar, Anfartalar, Arıburnu, Conk bayırıdır. Cephede yarbay rütbesinde bulunuyordu. Zaten kendisi savaş daha bitmeden Aralık ayı 1915'te her nedense İstanbul'a gitmiştir. Resmi tarih maalesef gerçek tarihi bilgileri böylesi önemli konuları belirtmiyor, yazmiyorlar.
Savaşın kaderini belirleyecek bir komuta düzeyinde değildir. Çanakale savaşının Türk komutanı Cevat Paşadır. Bu paşanın ailesi Malatya'dan İstanbul'a geldiği için adı Kürt cevat diye de söylenir. Çanakale savaşında ayrıca müttefik olunduğu için Osmanlı subayları ve askerleri dışında komuta düzeyinde Alman ve Fransız subayları ile birlikte bir miktar müttefik devletlere mensup askerler de bulunmuşlardır. Mustafa Kemal'e atfedilen Anafartalar, Arıburnu, Conkbayirı zaferlerinin komutanı Esat paşadır. Tarafsiz, objektif tarihçiler, asıl Esat paşanın komutanlığını övmüşlerdir. Resmi tarih bunları yazmaz. Müttefik devletlerin başkomutanı Alman general Liman von Saders'tir.
Kemalist ideoloji Çanakkale savaşını Mustafa Kemal ve yalnız Türklere mal ediyorlar. Halbuku Çanakale savaşını Osmanlı devleti müslüman milletleri, Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Gürcü, diger müslümanlar birlikte kazanmışlardır.
Herkesin görüşü fikri kendisine, biraz da tarihi farklı bir şekilde okumak, düşünmek gerekir kanısındayım. Amaç yeni kuşakların gerçek bilgileri edinmek için alternatif, eleştirel düşünme, sorgulma yapmaları, son tahlilde gerçekleri kabul ederek kendilerine, vicdanlarına göre özgür bir tercihte bulunmaları gerekir.
Ekleme
Tarihi: 18 Mart 2025 - Salı
18 MART 1915 ÇANAKALE ZAFERI
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.